Ramazanda Gıda Fiyatları

Ekonomist yazar
Not: Bu yazı, yazarın kişisel görüş ve değerlendirmelerini içermektedir.

RAMAZANDA GIDA FİYATLARI

Türkiye’de 2026 Ramazan ayı yaklaşırken gıda fiyatları gündemin en önemli ekonomik konusu haline geldi. Halihazırda yüksek seyreden enflasyonun temel belirleyicilerinden biri olan gıda ürünleri, Ramazan döneminde hem tüketici hem de toptancı tarafında özel politikalar ve piyasa davranışlarıyla değerlendiriliyor. Aşağıda, mevcut durum, toptancı kararları ve ramazan sonrası fiyat eğilimleri temel hatlarıyla ele alınıyor.

Gıda Fiyatlarındaki Genel Arka Plan: Yüksek Enflasyon ve Tüketici Üzerindeki Etkiler

2026 yılı ocak ayında TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) %30,65 ile yüksek seviyelerde seyrederken, gıda ve alkolsüz içecekler grubu bu artışa en büyük katkıyı veren kalem olarak öne çıktı. Ocak’ta gıda fiyatları %6,59 oranında artarak yıllık enflasyonun da üzerinde seyrediyor.

Bu çerçevede gıda ürünleri, özellikle bakliyat, yağ, süt ürünleri ve kuruyemiş gibi temel kalemler, tüketicilerin bütçelerinde önemli bir yer tutuyor. Gıdadaki bu yüksek fiyat artışı, sadece Türkiye’ye özgü bir durum değil; Avrupa’nın bazı bölgelerinde de yüksek gıda enflasyonu görülmekle birlikte Türkiye, artış oranları bakımından bölgesel olarak diğer ülkelere göre daha yüksek seviyelerde.

Ramazan Öncesi Fiyat Gelişmeleri: Erzak Kolileri ve Toptancı-Tüketici Farkı

Ramazan yaklaşırken zincir marketlerde satılan Ramazan erzak kolilerinin fiyatında dikkat çekici artışlar yaşandı. Geçen yıl ortalama 369,95 TL olan en küçük kolinin fiyatı bu yıl yaklaşık 499,95 TL’ye yükselirken, daha kapsamlı “süper” koliler de 799,95 TL civarına çıktı. Bu durum, yıllık bazda %26–35 civarında fiyat artışlarına işaret ediyor.

Ancak piyasanın farklı noktalarında fiyat davranışları da ayrışıyor. İstanbul Gıda Toptancıları Çarşısı esnafı ve birçok kuru gıda/kuruyemiş toptancısı, Ramazan ayı boyunca temel gıda ürünlerinde fiyat artışı yapmayacaklarını açıklayarak fiyatları sabitleme kararı aldı. Bu kapsamda süt, süt ürünleri, yağ, pirinç, kuru fasulye, hurma gibi kalemlerde artış yapılmayacak. Toptancılar bu kararı, tüketicilerin alım gücünü desteklemek ve stok-planlama disiplinini sağlamak için aldıklarını belirtiyorlar.

Bu adım, toptancı seviyesinde fiyat istikrarı sağlama yönünde önemli bir sinyal olarak nitelendirilebilir. Fiyatların sabitlenmesi, kısa vadede perakende fiyatlara da olumlu yansıyabilir; ancak bu mekanizmanın tüm tedarik zincirini ne kadar kapsadığı ve sabitlemenin etkinliği tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Toptancılar Neden Sabitledi? Sosyal Sorumluluk ve Piyasa Algısı

Toptancılardan gelen mesajlar, genellikle ekonomik değil sosyal sorumluluk vurgusu içeriyor. Özellikle İstanbul gibi büyük çarşılarda faaliyet gösteren toptancılar, fiyatları sabitlemek suretiyle Ramazan ayının huzur ve bereket ayı olarak algılanmasını desteklemek istediklerini söylüyorlar. Bu yaklaşım, geçmiş yıllarda da bazı toptancı birlikleri tarafından uygulanmış bir yöntem olup 1990’lardan bu yana farklı dönemlerde benzer uygulamalar görüldü.

Bazı kaynaklarda, toptancıların sabit fiyat politikası ile perakende fiyat artışlarını sınırlama amacı taşıdığı ifade edilirken, bunun aynı zamanda tüketiciyi koruma bağlamında bir sinyal niteliği de taşıdığı belirtiliyor. Yine de bu uygulamanın tüm sektör geneline yayılması veya arz-talep şoklarını tamamen engellemesi zorlu bir süreçtir.

Ramazan Sonrası Fiyatlar: Beklentiler ve Riskler

Ramazan dönemi boyunca sabit fiyat uygulaması sürdürülebilirse de bu tedbirlerin ardından fiyatların tekrar yükselmesi ihtimali yüksek. Bunun birkaç nedeni var:

  • Talep artışı sonrası stok tüketimi: Ramazan öncesinde talep artar, bu da stokların hızla tüketilmesine neden olabilir. Sabit fiyat politikası arzı kısabilir, ramazan sonunda stoklar daralabilir ve talep normalleştiğinde fiyatlar yeniden artabilir.
  • Mevsimsel etkiler: Özellikle yağ, bakliyat gibi ürünlerin dış piyasa fiyatlarına ve üretim maliyetlerine bağlı olarak fiyat değişiklikleri mevsimseldir ve ramazan sonrası bu baskılar yeniden fiyatlara yansıyabilir.
  • Enflasyonist çevre koşulları: Gıda fiyatları genel enflasyonun üzerinde seyretmeye devam etme eğiliminde olduğundan, yılın geri kalanında enflasyonist baskı sürerse, ramazan sonrası bazı ürünlerde yeniden fiyat artışları görülebilir.

Öte yandan devlet politikaları ve piyasa düzenlemeleri (örneğin ihracat kontrolleri, stok denetimleri, piyasa gözetimi gibi) fiyat istikrarını etkileyecek önemli unsurlar olarak öne çıkıyor. Özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde sınırlayıcı/verici müdahaleler, fiyatların kontrol altında tutulmasına katkı sunabilir.

Sonuç: Denge Arayışı ve Tüketici Perspektifi

2026 Ramazan’ında gıda fiyatlarındaki genel tablo, yüksek enflasyon ortamında sabit fiyat uygulamaları ile bir miktar hafifletilmeye çalışılan bir süreç olarak okunabilir. Toptancılar tarafından benimsenen fiyat sabitleme kararı, özellikle dar gelirli hane halkları için kısa vadeli bir nefes alma imkânı yaratabilir. Ancak makroekonomik çerçevede yüksek enflasyon ve maliyet artışları sürdüğü sürece, ramazan sonrasında yeniden fiyat baskıları gündeme gelebilir.

Sonuç olarak, ramazan dönemi boyunca fiyat istikrarı sağlanabilirse bile bu durumun sürdürülebilir bir dengelenme sağlaması için tedarik zinciri yönetimi, üretim planlaması ve makroekonomik politikalarla uyumlu bir yaklaşımın benimsenmesi gerekiyor. Gıda fiyatları sadece ramazanla sınırlı bir olgu değil; tüketici refahı ve ekonomik istikrar açısından bütünsel olarak ele alınması gereken uzun vadeli bir mesele.

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

Zaferozcivan59@gmail.com

 

Yayınlama: 13.02.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.