2026 NİSAN AYI KONUT SATIŞ İSTATİSTİKLERİ
Türkiye’de konut ve iş yeri piyasası 2026 yılının Nisan ayında dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Özellikle ipotekli satışlarda yaşanan güçlü yükseliş, finansman koşullarındaki değişimlerin piyasaya etkisini gösterirken; ilk el satışlardaki artış da inşaat sektörünün yeniden hareketlenmeye başladığına işaret etti. Buna karşın yabancılara yapılan konut satışlarının gerilemeye devam etmesi, uluslararası yatırımcı talebindeki zayıflığın sürdüğünü ortaya koydu.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı “Konut ve İş Yeri Satış İstatistikleri, Nisan 2026” verilerine göre toplam konut satışları geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2,6 artarak 126 bin 808’e yükseldi. Böylece konut piyasası sınırlı da olsa büyümesini sürdürmüş oldu. Ancak verilerin detayları incelendiğinde piyasanın homojen bir büyüme göstermediği, bazı alanlarda ciddi canlanma yaşanırken bazı segmentlerde zayıflığın devam ettiği görülüyor.
İLK EL KONUT SATIŞLARI GÜÇ KAZANIYOR
Nisan ayında en dikkat çekici gelişmelerden biri ilk el konut satışlarında yaşandı. İlk kez satılan konut sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,6 artarak 40 bin 306’ya ulaştı. Bu artış, özellikle yeni konut projelerine yönelik talebin yeniden güçlenmeye başladığını gösteriyor.
Uzun süredir yüksek faiz ortamı ve finansmana erişim sorunları nedeniyle baskı altında kalan inşaat sektörü açısından bu gelişme önemli görülüyor. İlk el satışların toplam satışlar içindeki payının yüzde 31,8’e yükselmesi de sektör adına olumlu bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre burada birkaç temel unsur etkili oldu. Öncelikle bazı bankaların konut kredisi kampanyalarını artırması ve geliştiricilerin uzun vadeli ödeme seçenekleri sunması, tüketicilerin yeni konutlara yönelmesini sağladı. Ayrıca yüksek enflasyon ortamında konutun hâlâ güvenli yatırım aracı olarak görülmesi de talebi destekleyen önemli faktörlerden biri oldu.
Buna karşılık ikinci el konut satışları aynı dönemde yüzde 0,3 düşüşle 86 bin 502 olarak gerçekleşti. İkinci el piyasasındaki bu yatay seyir, vatandaşların daha çok sıfır konutlara yöneldiğini gösteriyor. Özellikle enerji verimliliği yüksek, yeni yönetmeliklere uygun ve deprem güvenliği açısından daha avantajlı görülen yeni binaların tercih edilmesi bu eğilimi güçlendiriyor.
İPOTEKLİ SATIŞLARDA DİKKAT ÇEKEN SIÇRAMA
Nisan verilerinin en çarpıcı başlıklarından biri ipotekli satışlardaki sert yükseliş oldu. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları yüzde 40,5 artarak 25 bin 771’e çıktı. Bu rakam, son dönemde kredi kullanımında yeniden hareketlenme yaşandığını ortaya koyuyor.
Toplam satışlar içinde ipotekli satışların payı yüzde 20,3 olarak gerçekleşti. Geçmiş yıllarda bu oran çok daha yüksek seviyelerde bulunsa da son aylardaki artış dikkat çekiyor.
Ekonomistler, bu yükselişte birkaç etkenin öne çıktığını belirtiyor:
Öte yandan diğer satış türlerinde düşüş yaşandı. İpotekli olmayan konut satışları yüzde 4 gerileyerek 101 bin 37 oldu. Bu durum, piyasadaki büyümenin büyük ölçüde kredili işlemlerden kaynaklandığını gösteriyor.
Ocak-Nisan dönemine bakıldığında da benzer tablo dikkat çekiyor. İlk dört ayda ipotekli satışlar yüzde 33,8 artışla 97 bin 47’ye yükselirken, diğer satışlar yüzde 5,5 geriledi. Bu veriler, finansman destekli talebin piyasayı ayakta tuttuğunu ortaya koyuyor.
MEVSİMSEL ETKİLERDEN ARINDIRILMIŞ VERİLER OLUMLU
Takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ilk el konut satışları yıllık bazda yüzde 2,9 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise ilk el satışlar bir önceki aya kıyasla yüzde 5,4 yükseldi.
Bu durum, piyasada yalnızca baz etkisinden kaynaklanan değil, gerçek anlamda bir canlanma eğilimi bulunduğunu gösteriyor. İkinci el satışlarda ise aylık bazda yüzde 0,5’lik sınırlı artış dikkat çekti.
Sektör temsilcileri özellikle büyük şehirlerde yeni projelere olan talebin artmaya başladığını ifade ediyor. İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya gibi şehirlerde markalı konut projelerinde satış ofislerinin yeniden yoğunluk yaşamaya başladığı belirtiliyor.
YABANCIYA KONUT SATIŞINDA GERİLEME SÜRÜYOR
Bir dönem Türk konut piyasasının önemli dinamiklerinden biri olan yabancıya satışlar ise zayıf görünümünü koruyor. Nisan ayında yabancılara yapılan konut satışları yüzde 1,1 azalarak bin 516’ya geriledi.
Toplam konut satışları içindeki yabancı payının yalnızca yüzde 1,2 seviyesinde kalması dikkat çekiyor. Ocak-Nisan döneminde ise yabancıya satışlar yüzde 11,6 düşüşle 5 bin 681 oldu.
Bu gerilemenin arkasında birkaç neden bulunuyor:
Nisan ayında en fazla konut alan yabancılar arasında ilk sırayı 263 konutla Rusya Federasyonu vatandaşları aldı. Rusları 110 konutla Çin vatandaşları, 100 konutla İran vatandaşları izledi.
Rusya kaynaklı talebin hâlâ güçlü olması dikkat çekerken, Çinli yatırımcıların yükselen ilgisi de piyasanın yeni dinamiklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
İŞ YERİ SATIŞLARINDA DA HAREKETLENME VAR
Konut piyasasının yanında iş yeri satışlarında da hareketlilik dikkat çekti. Türkiye genelinde iş yeri satışları Nisan ayında yüzde 10,2 artarak 15 bin 694’e ulaştı.
İlk el iş yeri satışları yüzde 14,3 artışla 4 bin 301 olurken, ikinci el iş yeri satışları yüzde 8,7 artarak 11 bin 393 olarak gerçekleşti.
Özellikle ticari gayrimenkul tarafında yaşanan bu canlanmanın arkasında şu faktörlerin olduğu değerlendiriliyor:
İpotekli iş yeri satışlarındaki yüzde 102,1’lik artış ise oldukça dikkat çekici bulundu. Bu kalemde satışlar 758’e yükseldi. Her ne kadar toplam hacim sınırlı olsa da yüzde 100’ü aşan artış, ticari kredi kullanımında önemli bir hareketlenme yaşandığını gösteriyor.
GAYRİMENKUL PİYASASINDA YENİ DENGE ARAYIŞI
2026 yılı Nisan verileri, Türkiye gayrimenkul sektörünün yeniden denge arayışı içinde olduğunu ortaya koyuyor. Bir tarafta kredi destekli canlanma ve ilk el satışlardaki yükseliş dikkat çekerken, diğer tarafta yabancı yatırımcı talebindeki zayıflık ve ikinci el piyasasındaki durağanlık devam ediyor.
Ekonomistler önümüzdeki dönemde konut piyasasının seyrini belirleyecek en önemli unsurun faiz politikaları olacağını belirtiyor. Özellikle kredi maliyetlerinde yaşanabilecek yeni değişimlerin hem ipotekli satışları hem de ilk el konut talebini doğrudan etkileyebileceği ifade ediliyor.
İnşaat maliyetlerindeki yüksek seyir, arsa fiyatları ve enflasyon baskısı ise konut fiyatlarında aşağı yönlü sert bir düzeltme ihtimalini sınırlıyor. Bu nedenle birçok yatırımcı konutu uzun vadede hâlâ güvenli liman olarak görmeye devam ediyor.
Önümüzdeki aylarda ekonomik büyüme, faiz politikaları ve tüketici güvenindeki değişimlerin konut ve iş yeri piyasasının yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.
Formun Üstü
Formun Altı
Kaynak: TÜİK
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar