AB’nin Yeni Korumacılığı Türk Raylı Sistem ve Elektrikli Ulaşım Sanayisini Nasıl Etkileyecek?

İstanbul Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden 2003 yılında mezun olan Yiğit Belin, 2009’da İspanya’da UM’de MBA eğitimini tamamlamış ve 2011’de PMP eğitimi almıştır. Kariyerine uluslararası satış ve dış ticaret pozisyonlarında başlayan Belin, 2008 yılında CAF’ta İstanbul Metro Projesi’nin (M4) Proje Yöneticisi olarak raylı sistem sektörüne adım atmıştır. 2013-2024 yılları arasında Bozankaya’da satış, iş geliştirme, sözleşme yönetimi ve kurumsal iletişim gibi alanlarda liderlik yapan Belin, sürdürülebilir ulaşım projelerinde uzmanlaşmıştır. 2024’te Alstom’da Ticari Direktör olarak görev almış, 2025’te ise kendi girişimi RedApple’ı kurmuştur. Belin, ARUS Başkan Yardımcılığı, URAYSİM Yönetim Kurulu Üyeliği ve DEİK İş Konseyi Başkan Yardımcılığı gibi önemli pozisyonlarda bulunmuş; İngilizce ve İspanyolca bilmektedir. İş dışında dalış, yüzme, basketbol ve fotoğrafçılıkla ilgilenmektedir. Evli olan Yiğit Belin, ulaşım sektöründe yenilikçi projelere liderlik etmeye devam etmektedir. İlgili konular hakkında iletişim için e-mail : yigit@yigitbelin.com
Not: Bu yazı, yazarın kişisel görüş ve değerlendirmelerini içermektedir.

AB’nin Yeni Korumacılığı Türk Raylı Sistem ve Elektriklşi Ulaşım Sanayisini Nasıl Etkileyecek? Alden Biese Liderler Toplantısı Sonrası: 2 Trilyon Euroluk Pazarda Türkiye’nin Stratejik Konumlanması

 

Başlarken 

Tehdit: AB kamu alımlarında “European Preference & Made in Europe” (Avrupa Tercihi)  ağırlığının artması – Türkiye’nin 2 trilyon euroluk pazara erişim riski yükselmektedir. 

Fırsat: FRMCS (Geleceğin Demiryolu Mobil Haberleşme Sistemi) dönüşümü, tren ve  elektrikli otobüs ve LCC/ESG odaklı ihaleler – AB standartlarına uyumlu sertifikalı  tedarikçilere yüksek pazar payı imkanı. 

Kritik Karar Noktaları: 

  1. “Eşdeğer ülke” statüsü için AB Komisyonu ile “Uyumlu Kamu Alımları Protokolü”  diplomatik hattının açılması 
  2. FRMCS + CLC/TS 50701 (siber güvenlik) + IEC 62443 uyum programının  başlatılması 
  3. LCC (Yaşam Döngüsü Maliyeti) ve ESG (çevresel-sosyal) teklif standardının  KİK’e entegrasyonu 

İlk 90 Gün KPI (Şubat-Mayıs 2026): 

  • En az 1 Türk firma sertifikasyon sürecine başlamalı 
  • 1 FRMCS test koridoru tanımlanmalı 
  • 1 resmi müzakere kanalı (AB Komisyonu veya EFTA ülkesi) açılmalı

 

12 Ay KPI (Şubat 2026 – Şubat 2027): 

  • En az 3 firma FRMCS uyum çizgisine girmiş olmalı 
  • En az 10 üretim tesisi CLC/TS 50701 siber güvenlik denetiminden geçmeli
  • En az 1 AB ihalesi hedeflenip teklif verilmeli

 

Pazar Büyüklüğü: 

  • FRMCS pazarı: 2,8-3,2 milyar euro (2027-2032) 
  • 90.000 kabin ekipmanı değişimi 
  • Türkiye’nin hedef payı: %8-12 (220-380 milyon euro) 

Risk Senaryosu: Eğer harekete geçilmezse 2027-2030 döneminde 800 milyon – 1,2  milyar euro ihracat kaybı tahmini. 

 

Giriş 

Avrupa Birliği, 12 Şubat 2026’da Belçika’nın Alden Biesen kentinde düzenlenecek  informal liderler toplantısında (AB Konseyi tarafından “retreat” olarak tanımlanan) yıllık  2 trilyon euroluk kamu alımları pazarının kapılarına yeni kurallar getirmeyi planlıyor. Bu  değişim, Türk raylı sistem, otomotiv yan sanayi ve teknoloji firmalarının yaklaşık 3,2  milyar euroluk AB ihracatını doğrudan etkileme potansiyeline sahipken, aynı zamanda  90.000 yeni ekipman ve 30 yıllık uzun vadeli anlaşmalara kapı açabilir. 

Türkiye için kritik soru şudur: Bu dönüşümden dışlanacak mıyız, yoksa stratejik ortağa  dönüşebilecek miyiz? 

 

Oyunun Yeni Kuralları: “Made in Europe” Doktrini 

Avrupa Komisyonu Kıdemli Başkan Yardımcısı Stéphane Séjourné liderliğindeki “Made  in Europe” hamlesi, bir etiket değişikliği değil, yapısal bir dönüşüm önerisidir. 1.141  CEO’nun imzaladığı manifesto ile desteklenen bu yaklaşım taslağı, kritik sektörlerde  “European Preference” (Avrupa Tercihi) kriterini öngörmektedir. 

Önerilen kapsam alanı: Raylı sistemler, savunma sanayi, yarı iletkenler, enerji  ekipmanları, kritik altyapı.

 

Türkiye’nin durumu: Gümrük Birliği üyesi olmamıza rağmen kamu alımlarına otomatik  erişim hakkımız bulunmuyor. Bu önerilen korumacı düzenlemeler yürürlüğe girerse,  Türk sanayisi 30 ülkelik EEA (Avrupa Ekonomik Alanı) uyum bölgesinin dışında kalma  riski taşımaktadır. 

EEA ve EFTA Ayrımı (Kritik Kavram): EEA (Avrupa Ekonomik Alanı), 27 AB ülkesi ile  İzlanda, Lihtenştayn ve Norveç’i kapsayan 30 ülkelik pazar bütünüdür. EFTA (Avrupa  Serbest Ticaret Birliği) ise İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre’den oluşur; İsviçre  EEA dışında kalıp AB ile ikili anlaşmalar üzerinden pazar erişimi yönetir. Türkiye’nin  mevcut durumda ne EEA ne de EFTA üyesi olmadığını belirtmek gerekir. 

Eğer “eşdeğer ülke” statüsü kazanamazsak, 2027 itibariyle AB kamu ihalelerinden  dışlanma riski yüksektir. Ancak süreç henüz tartışma aşamasında olup nihai uygulama  şekli netleşmemiştir. 

AB Bu Hamlede Neden Bu Kadar Kararlı? 

AB’nin bu radikal önerilerin arkasındaki üç stratejik neden bulunuyor: 

  1. Pandemi Sonrası Travma: COVID-19 krizi, kritik sağlık ekipmanlarından  mikroçiplere kadar birçok alanda dışa bağımlılığın tehlikelerini acı bir şekilde gösterdi.  Avrupa Komisyonu, tedarik zinciri kırılganlıklarını “stratejik güvenlik açığı” olarak  tanımlıyor. 
  2. Çin’in Agresif Pazar Penetrasyonu: Çin merkezli firmaların Avrupa kamu  ihalelerinde maliyet altı fiyatlandırmayla pazar payı kazanması (özellikle raylı  sistemlerde son 5 yılda %35’e ulaşan paylar), AB üreticilerini alarm durumuna geçirdi.  UNIFE verilerine göre, 2018-2023 döneminde AB merkezli üreticilerin pazar  payı %68’den %52’ye düştü.

 

  1. Yeşil ve Dijital Dönüşüm Bağımlılığı: AB, 2050 karbon nötrlüğü hedefine ulaşmak  için kritik teknolojilerde (batarya, yarı iletken, rüzgar türbinleri) kendi tedarik zincirini  güçlendirmek zorunda. Aksi takdirde iklim hedefleri de risk altında kalacak. 

Stratejik Kısıtlar: UNIFE Lobisi ve EEA Bariyeri 

Sektörün en güçlü lobicisi UNIFE (Union des Industries Ferroviaires Européennes – Avrupa Raylı Sistem Sanayicileri Birliği), bu revizyonun itici gücü konumundadır.  UNIFE’nin üç temel talebi: 

  1. AB ile karşılıklı pazar erişim anlaşması olmayan ülke firmalarının dışlanması 2. “En düşük fiyat” kriterinin terk edilmesi 
  2. Yaşam Döngüsü Maliyeti (LCC – Life Cycle Cost) ve En Ekonomik Avantajlı Teklif  (MEAT – Most Economically Advantageous Tender) yaklaşımlarının  benimsenmesi 

EEA Bariyeri: 30 Ülkelik Pazar ve Türkiye’nin Pozisyonu 

İzlanda, Lihtenştayn ve Norveç’in (EEA EFTA üyeleri) kritik şartı: Yeni kuralların tüm 30  EEA ülkesini kapsaması gerekmektedir. Bu, AB’ye üye olmayan ülkelerin de European  Preference çerçevesinden faydalanabileceği anlamına gelir – ancak yalnızca EEA üyesi iseler veya benzer statü kazanırlarsa. 

Türkiye’nin riski: “Eşdeğer ülke” statüsü kazanılmaması durumunda: 

  • Raylı sistem ihracatında %10-15 daralma riski (UIC Uluslararası Demiryolları  Birliği 2024 tahminleri) 
  • Otomotiv yan sanayide %15-30 pazar kaybı olasılığı (TAYSAD 2025 risk analizi)
  • 90.000 kabin ekipmanı pazarında sıfır kotasyon hakkı 

Bu sadece istatistik değil – somut olarak 2027-2030 döneminde 800 milyon ila 1,2  milyar euro ihracat kaybı senaryosu anlamına gelmektedir.

 

FRMCS Dönüşümü: 90.000 Kabin ve 3 Milyar Euroluk Fırsat 

Raylı sistemlerde 2027’de başlaması öngörülen FRMCS (Future Railway Mobile  Communication System – Geleceğin Demiryolu Mobil Haberleşme Sistemi) geçişi,  Türkiye için hem devasa bir fırsat hem de en büyük “teknolojik dışlanma” riskini temsil  etmektedir. 

Fırsatın boyutu (UNISIG 2024 raporuna göre): 

  • Avrupa genelinde 90.000 kabin içi ekipman değişimi 
  • Tahmini pazar büyüklüğü: 2,8-3,2 milyar euro (2027-2032 dönemi)
  • 900-1900 MHz bant geçişi için ek 1,5 milyar euroluk altyapı yatırımı 

Risk faktörü: AB’nin kendi üreticilerini önceleyen sert bir European Preference  uygulaması durumunda, Türk teknoloji firmalarının bu pazardan tamamen dışlanma  olasılığı yüksek. Bu sadece ekipman satışı kaybı değil, aynı zamanda 900-1900 MHz  bant geçişi teknolojisinde ve siber güvenlik standartlarında AB üreticilerine kalıcı  bağımlılık anlamına gelir. Bir kere kaybedilen bu pazar, 2032’ye kadar geri  kazanılamayabilir. 

Yeni Altın Standartlar: Bankabilite Testi 

Bir projenin “bankable” (finanse edilebilir) olması için artık düşük fiyat tek başına  yeterli değildir. AB ihalelerinde 2027 sonrası öngörülen zorunlu kriterler: 

  1. Yaşam Döngüsü Maliyeti (LCC) 

30 yıllık işletme, bakım, enerji ve yedek parça maliyetlerini kapsamayan teklifler  değerlendirme dışı kalacaktır.

Pratik örnek: 10 milyon euroya satılan bir tren seti ile 12 milyon euroya satılan set  karşılaştırıldığında, ikincisinin 30 yıllık işletme maliyeti 3 milyon euro daha düşükse,  ihale komisyonu tarafından “daha ekonomik” olarak değerlendirilecektir. 

  1. Emniyet Standardı (SIL4) 

SIL4 (Safety Integrity Level 4): Kritik güvenlik sistemleri için en yüksek seviye emniyet  standardı. Hata toleransı 10^-9 (milyarda bir) seviyesinde olmalıdır. Bu sertifikasyon  süreci 12-18 ay sürebilir. 

  1. Siber Güvenlik Standardı (CLC/TS 50701 ve IEC 62443) 

Sinyalizasyon ve kontrol sistemlerinde CLC/TS 50701 (Railway applications – Cybersecurity) ve IEC 62443 standartlarına tam uyum zorunlu olacaktır. 

CLC/TS 50701: Avrupa raylı sistemler için özel olarak geliştirilmiş siber güvenlik teknik  spesifikasyonu (CEN-CENELEC tarafından yayınlanmış). 

IEC 62443: Endüstriyel otomasyon ve kontrol sistemleri için küresel siber güvenlik  standardı. 

CSIRT-ENISA Eşleniği: AB Siber Güvenlik Ajansı (ENISA) standartlarına uyumluluk.  Olay müdahale ekipleri ve gerçek zamanlı tehdit izleme kapasitesi gereklidir. 

Sonuç: Uyumsuz teklifler otomatik olarak değerlendirme dışı kalır. Siber güvenlik  sertifikasyonu 12-18 ay sürdüğünden, geç kalan firmalar 2027-2028’deki ilk büyük  ihaleleri kaçıracaktır. 

  1. Çevre ve Sürdürülebilirlik (ESG) 

Karbon ayak izi, geri dönüştürülebilirlik, etik tedarik zinciri artık puanlama  kriterlerinde %20-30 ağırlıkla yer alması öngörülmektedir. 

Türkiye Başarılı Olursa: Üç Dönem Analizi 

Kısa Vade Kazançlar (2026-2028)

90.000 kabin ekipmanı değişiminden %8-12 pazar payı (220-380 milyon euro ek  ihracat) hedeflenmelidir. AB sertifikalı tedarikçi statüsü kazanılması, üçüncü ülkelere  ihracatta rekabet avantajı sağlayacaktır. FRMCS Ar-Ge merkezi kurulması ile Türkiye,  Balkan ülkelerine teknoloji ihracatında hub konumuna gelebilir. 

Orta Vade Kazançlar (2028-2032) 

Orta Asya ve Körfez ülkelerine AB standartlarına uygun teknoloji ihracatı artacaktır.  Kazanılan siber güvenlik ve haberleşme sistemleri know-how’ı, yerli savunma  sanayiine transfer edilebilir kapasitedir. TÜRASAŞ’ın 14 adet hızlı tren seti siparişini AB  standardında tamamlaması, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan gibi komşu ülkelere  ihracatta referans projesi olacaktır. 

Uzun Vade Kazançlar (2032-2035) 

Türkiye’nin bölgesel teknoloji lideri konumu pekişecek, AB dışı ülkelere sertifikasyon ve  danışmanlık hizmeti ihraç edilebilecektir. Yerli siber güvenlik ekosistemi, akıllı şehir ve  otonom araç projelerine genişleyebilecektir. 

Somut Hedefler (2027 sonu) 

  • En az 3 Türk firma FRMCS Uyum Sertifikası almış olmalı 
  • TÜRASAŞ en az 1 AB ülkesinden ihale kazanmış olmalı 
  • Türkiye-AB arasında “Uyumlu Kamu Alımları Protokolü” imzalanmış olmalı
  • Yerli üretim siber güvenlik standartları %90+ uyum sağlamalı 

Türkiye İçin İki Aşamalı Eylem Planı (2026-2028) 

Faz A: Diplomatik ve Mevzuat Hamlesi (İlk 6 Ay: Şubat-Ağustos 2026) 

Hedef: Türkiye’nin European Preference çerçevesine “eşdeğer ülke” statüsüyle dahil  edilmesi için müzakere başlatılması

  1. Eylemler: Alden Biese Liderler Zirvesine Avrupa Konseyi Başkanı Sn.  Antonio Costa’nın davet mektubuna icap ederek gözlemci dahi olarak  katılmak. 
  2. Avrupa Komisyonu ile müzakere: “Uyumlu Kamu Alımları Protokolü” için temas  kurulması 
  3. EFTA ülkeleri lobi çalışması: İzlanda, Norveç, Lihtenştayn ile ortak pozisyon  belgesi hazırlanması 
  4. KİK revizyonu: Kamu İhale Kanunu’na LCC ve MEAT kriterlerinin entegrasyonu 
  5. UNIFE ile stratejik diyalog: Türk üreticilerin European Preference kapsamına  alınması için sektörel lobi 

Başarı göstergeleri: 

  • Protokol müzakereleri başlatıldı mı? 
  • KİK tasarısı TBMM’ye sunuldu mu? 
  • En az 2 EFTA ülkesi Türkiye lehine görüş bildirdi mi?

 

Faz B: Teknik ve Sanayi Dönüşümü (6-24 Ay: Ağustos 2026 – Ağustos 2028) 

Hedef: Türk firmalarının AB standartlarına tam uyumlu üretim yapabilme kapasitesi  kazanması 

Eylemler: 

  1. FRMCS ve ERTMS Sertifikasyon Atağı 
  • TÜRASAŞ ve Aselsan’ın pilot proje merkezi olması: 12 adet hızlı tren seti  siparişi, yerli sinyalizasyon, kabin içi modem ve radyo-röle tasarımı için test  laboratuvarı olarak kullanılmalı 
  • Hedef: 2027 sonu itibariyle en az 3 Türk firma FRMCS Uyum Sertifikası almış  olmalı 
  1. Siber Güvenlik Standardizasyonu 
  • TSE-ENISA işbirliği: Türk Standartları Enstitüsü ile Avrupa Ağ ve Bilgi Güvenliği  Ajansı (ENISA) arasında karşılıklı tanıma anlaşması 
  • Ar-Ge merkezlerine “European Preference Uyum Teşviki”: CLC/TS 50701 ve IEC  62443 standartlarına uyum için %50 hibe desteği 
  • Hedef: 2027 sonu itibariyle en az 10 üretim tesisi siber güvenlik denetiminden  geçmiş olmalı 
  1. Emniyet (Safety) Standardizasyonu 
  • SIL4 sertifikasyon programı: Kritik güvenlik sistemleri için en yüksek seviye  emniyet sertifikasyonu desteği 
  • Hedef: 2027 sonu itibariyle en az 10 üretim tesisi SIL4 sertifikası almış olmalı

 

  1. LCC ve ESG Kapasitesi 
  • Üniversite-sanayi işbirliği: İTÜ, ODTÜ, Boğaziçi’nde “Yaşam Döngüsü Maliyet  Analizi” yüksek lisans programları açılması 
  • Karbon ayak izi hesaplama: Tüm ihracatçı firmalara ücretsiz danışmanlık Hedef: 2027’de Türk teklif dosyalarında LCC analizi standart hale gelmeli 5. Stratejik Joint Venture Modelleri 
  • AB merkezli temsilcilik: Türk firmalarının Almanya, Avusturya, İtalya’da hukuki  varlık kurması için teşvik paketi 
  • Ortak üretim hatları: AB firmaları ile teknoloji transferi anlaşmaları için  KOBİ’lere özel kredi paketi 
  • Hedef: 2027 sonu itibariyle en az 5 JV anlaşması imzalanmış olmalı Başarı göstergeleri: 
  • FRMCS sertifikalı firma sayısı 3’e ulaştı mı? 
  • SIL4 sertifikalı tesis sayısı 10’a ulaştı mı? 
  • Siber güvenlik denetiminden geçen tesis sayısı 10’a ulaştı mı?
  • En az 1 AB ihalesi kazanıldı mı?

 

İlk 90 Günlük Kritik Eylem Planı (Şubat – Mayıs 2026) 

Gün 1-30: Hazırlık ve Haritalama (Şubat 2026) 

  1. Diplomatik görev gücü kurulması: Ticaret, Sanayi ve Dışişleri Bakanlıkları  koordinasyonunda Avrupa Komisyonu ve UNIFE nezdinde “Uyumlu Kamu  Alımları” müzakerelerini başlatacak 7 kişilik çekirdek ekip 
  2. Mevzuat taraması tamamlanması: Türk ihale mevzuatının LCC, MEAT ve  CLC/TS 50701 kriterlerine uyum analizinin raporlanması 
  3. Sektörel etki analizi: Hangi firmaların en çok etkileneceği, hangi ürünlerin riskli  olduğu detaylı haritalama 

Gün 31-60: Test ve Geliştirme (Mart 2026) 

  1. FRMCS Test Koridoru kurulması: Yerli kabin içi ekipmanların test edileceği pilot  hat belirlenmesi ve 15 milyon TL Ar-Ge fonu tahsisi 
  2. AB sertifikasyon desteği açıklaması: İhracatçı firmalar için SIL4, ERTMS,  FRMCS, CLC/TS 50701 sertifikasyon süreçlerine %60 hibe desteği modelinin  yayınlanması 
  3. İlk temas toplantıları: UNIFE, EFTA ülkeleri, Avrupa Komisyonu ile ilk resmi  görüşmelerin yapılması

Gün 61-90: Pilot Uygulamalar (Nisan-Mayıs 2026) 

  1. Stratejik JV danışmanlık hattı: Türk firmalarının AB merkezli temsilcilik veya  ortak üretim modelleri için 7/24 hukuki danışmanlık hattının açılması 
  2. İlk pilot sertifikasyon: En az 1 Türk firmasının SIL4 veya FRMCS veya CLC/TS  50701 sertifikasyon sürecine başlaması 
  3. KİK tasarı taslağı: LCC ve MEAT kriterlerini içeren Kamu İhale Kanunu değişiklik  tasarısının hazırlanması 
  4. İlk başarı hikayesi: Kamuoyuna duyurulacak somut bir ilerleme (anlaşma,  sertifika, toplantı) paylaşımı 

Risk Matrisi: Eğer Harekete Geçmezsek 

Risk Alanı      Olasılık      Etki  Toplam Kayıp Tahmini  (2027-2030) 
AB raylı sistem ihalelerinden dışlanma Yüksek Kritik 800 milyon – 1,2 milyar €
FRMCS pazarından sıfır pay Orta Yüksek 220-380 milyon €
Siber güvenlik standartlarında AB  bağımlılığı Orta Kritik Ölçülemez (teknolojik  bağımlılık) 
Türk firmalarının AB sertifikasyon  maliyetlerinin artması Yüksek Orta 150-250 milyon €
     

 Toplam tahmini ihracat kaybı senaryosu: 1,2-1,8 milyar euro (2027-2030 dönemi)                                   

   

 

Başarı Hikayeleri: Kimler Benzer Dönüşümü Başardı? 

İsviçre Örneği (2018-2022) 

AB üyesi olmayan İsviçre, EFTA üyeliği ve ikili anlaşmalar sayesinde raylı sistem  pazarında %12 pay aldı. Stadler Rail ve Liebherr gibi firmalar, AB standartlarına tam  uyum göstererek 30 yıllık bakım anlaşmaları kazandı. 

Anahtar faktör: Bilateral anlaşmalar + teknoloji yatırımı 

Güney Kore Örneği (2015-2020) 

Hyundai Rotem, AB-Kore STA anlaşması sayesinde Hollanda ve İtalya’ya 450 vagon  ihraç etti. LCC kriterlerine erken uyum sağlayarak rakiplerinden 5 yıl önde başladılar. 

Anahtar faktör: Proaktif mevzuat uyumu + JV stratejisi

 

Sonuç: Türkiye İçin Kritik 18 Ay 

Alden Biesen Informal Liderler Toplantısı, Türk sanayisi için bir “kader anlaşması”  değil, aksine 18 aylık stratejik fırsat penceresi sunuyor. AB’nin korumkritikık duvarı  henüz tamamen örülmedi ve nihai uygulama şekli halen tartışma aşamasında. Bu  pencere kapanmadan harekete geçersek: 

  1. Kurumsal Kazanımlar: 
  • 30 ülkelik EEA pazarının “eşdeğer ortağı” statüsü kazanma potansiyeli
  • AB standartlarına uyumlu üretim sertifikasyonu 
  • Uzun vadeli (30 yıllık) bakım ve servis anlaşmalarına erişim 
  1. Pazar Kazanımlar: 
  • 2,8-3,2 milyar euroluk FRMCS pazarından %8-12 pay hedefi (220-380 milyon  euro) 
  • Balkanlar, Orta Asya ve Körfez’e AB sertifikalı teknoloji ihracatı
  •  TÜRASAŞ’ın bölgesel lider konumu ve komşu ülkelere ihracat kapasitesi

 

     3. Teknolojik Kazanımlar: 

  • Siber güvenlik ve haberleşme sistemlerinde yerli kapasite 
  • Savunma sanayiine transfer edilebilir know-how-why-what 
  • Ar-Ge merkezlerinin AB standartlarına uyumlu modernizasyonu 

Aksi takdirde: 2027’de kendimizi AB pazarının dışında, Çin’le fiyat savaşı veren, düşük  marjlı bir tedarikçi konumunda bulma riski yüksektir. İhracat gelirlerimizin %15-30’unu  kaybetme senaryosu somut ve ölçülebilir. 

Stratejik Perspektif: Bu sadece bir ticaret politikası değişikliği değil – Türkiye’nin  endüstriyel konumlanmasını belirleyecek stratejik bir viraj noktası. İlk 90 gün (Şubat-Mayıs 2026), önümüzdeki 10 yılı şekillendirecek. Gecikmenin maliyeti, harekete  geçmenin maliyetinden kat be kat yüksek olabilir. 

Eylem Çağrısı: 

  • Karar vericiler: İlk 90 günlük planı derhal hayata geçirin 
  • Sanayi liderleri: Sertifikasyon süreçlerini şimdi başlatın 
  • Ar-Ge merkezleri: FRMCS ve CLC/TS 50701 siber güvenlik standartlarına  odaklanın 
  • Tüm paydaşlar: Bu bir kriz değil, dönüşüm fırsatı – birlikte kazanabiliriz 

Hazırlayan: Yiğit Belin 

Kurum: Red Apple Başmüdürü 

Tarih: Şubat 2026 

İletişim: Geri bildirim ve sorularınız için lütfen redapple@redapple.world 

Bilgi Kaynakları Notu 

Makaledeki veri ve iddiaların güvenilirlik seviyesi aşağıdaki gibi sınıflandırılmıştır:

 

Kanıt Seviyesi Kategorileri: 

  • (A) Resmi/kurumsal rapor (AB Komisyonu, OECD, Eurostat vb.)
  • (B) Sektör raporu (UNIFE, UNISIG, UIC, TAYSAD vb.) 
  • (C) Tahmini senaryo/varsayım (analitik modelleme)

Temel Veriler ve Kaynakları: 

 

Veri Kanıt  

Seviyesi

Kaynak 
2 trilyon € kamu alımları  

pazarı

A European Commission Trade Policy  Review 2025
90.000 kabin ekipmanı  

değişimi

B UNISIG FRMCS Deployment Roadmap  2024 
2,8-3,2 milyar € FRMCS pazar  tahmini B UNISIG 2024 raporu 
Çin’in raylı sistemlerde %35  payı B UNIFE Market Analysis 2018-2023 
AB üreticilerin pazar  

payı %68→%52 düşüşü

B UNIFE verisi 
800 milyon – 1,2 milyar €  

kayıp tahmini

C TAYSAD 2025 risk analizi senaryosu  (varsayım: %10-15 pazar daralması) 
Türkiye’nin 3,2 milyar € AB  ihracatı B TİM/TÜİK 2024 verileri (raylı  sistem+otomotiv yan sanayi) 
1.141 CEO manifestosu A UNIFE/European Round Table Manifesto  2025 

 

Not: (C) seviyesindeki tahminler, belirli varsayımlar (erişim kısıtı, pazar daralma oranı)  altında yapılmış senaryo analizleridir. Gerçekleşme olasılığı nihai düzenlemelere ve  Türkiye’nin müzakere başarısına bağlıdır.

 

  1. European Commission, “Public Procurement in Europe: Trade and Economic  Security Strategy”, 2025 
  2. AB Konseyi, “Alden Biesen Informal Leaders Meeting – Retreat Documentation”,  consilium.europa.eu, 2026 
  3. UIC (Union Internationale des Chemins de fer), “European Railway Market  Forecast 2024-2030” 
  4. TAYSAD (Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği), “AB Korumkritikık Etki Analizi  2025” 
  5. UNISIG (Union Industry of Signalling), “FRMCS Deployment Roadmap 2024” 
  6. European Commission, “Made in Europe Strategy Document – Draft Proposal”,  2025 
  7. UNIFE, “Railway Market Access Manifesto”, 1.141 CEO imzalı, 2025 8. UNIFE, “Chinese Market Penetration Analysis 2018-2023”, sektör raporu 
  8. CEN-CENELEC, “CLC/TS 50701: Railway applications – Cybersecurity”, teknik  spesifikasyon 
  9. ENISA (European Union Agency for Cybersecurity), “Railway Cybersecurity  Guidelines 2024” 
  10. IEC, “IEC 62443: Industrial automation and control systems security”,  uluslararası standart 
  11. Stadler Rail, “Swiss Railway Export Success Case Study”, 2022 13. Hyundai Rotem, “EU-Korea FTA Impact Report”, 2020 
  12. Euronews, “EU’s ‘Made in Europe’ Push: What’s at Stake?”, politika analizi,  2025

 

Ek: Teknik Terimler Sözlüğü 

CLC/TS 50701: Railway applications – Cybersecurity (Raylı sistemler siber güvenlik  teknik spesifikasyonu, CEN-CENELEC tarafından yayınlanmış) 

CSIRT: Computer Security Incident Response Team (Siber Güvenlik Olay Müdahale  Ekibi) 

EEA: European Economic Area (Avrupa Ekonomik Alanı) – 27 AB ülkesi + İzlanda,  Lihtenştayn, Norveç = 30 ülke 

EFTA: European Free Trade Association (Avrupa Serbest Ticaret Birliği) – İzlanda,  Lihtenştayn, Norveç, İsviçre 

ENISA: European Union Agency for Cybersecurity (AB Siber Güvenlik Ajansı) ERTMS: European Rail Traffic Management System (Avrupa Demiryolu Trafik Yönetim  Sistemi) 

ESG: Environmental, Social and Governance (Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetim) FRMCS: Future Railway Mobile Communication System (Geleceğin Demiryolu Mobil  Haberleşme Sistemi) 

IEC 62443: Endüstriyel otomasyon ve kontrol sistemleri için küresel siber güvenlik  standardı 

KİK: Kamu İhale Kanunu 

LCC: Life Cycle Cost (Yaşam Döngüsü Maliyeti) – 30 yıllık toplam maliyet hesabı MEAT: Most Economically Advantageous Tender (En Ekonomik Avantajlı Teklif) SIL4: Safety Integrity Level 4 – En yüksek seviye emniyet (safety) standardı TSE: Türk Standartları Enstitüsü 

TÜRASAŞ: Türkiye Vagon Sanayi A.Ş. – Türkiye’nin milli tren üreticisi UIC: Union Internationale des Chemins de fer (Uluslararası Demiryolları Birliği) UNIFE: Union des Industries Ferroviaires Européennes (Avrupa Raylı Sistem  Sanayicileri Birliği) 

UNISIG: Union Industry of Signalling (Sinyalizasyon Sanayi Birliği)

 

Yayınlama: 09.02.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.