DKV Mobility Ticari Filoların Operasyonel Yükünü Sırtlanıyor

DKV Mobility Türkiye Ülke Müdürü Deniz Çokcoş Sezer ile markanın Türkiye’deki yeni büyüme stratejisini ve taşımacılık dünyasında kuralları yeniden yazan “akıllı filo” ekosistemini konuştuk.

DKV Mobility Ticari Filoların Operasyonel Yükünü Sırtlanıyor

Avrupa’da 90 yılı aşkın deneyimiyle mobilite dünyasına yön veren DKV Mobility, Türkiye’deki tüm ticari filolara kapılarını açıyor. Türkiye’deki ticari filolar için maliyet yönetimi artık sadece bir operasyon değil, bir hayatta kalma stratejisi haline gelmiş durumda. Bu noktada; akaryakıttan otoyol geçişlerine kadar tüm harcamaları tek bir dijital platformda toplayan DKV Mobility, sektörde ezberleri bozuyor. DKV Mobility Türkiye Ülke Müdürü Deniz Çokcoş Sezer ile markanın Türkiye pazarındaki yeni büyüme hamlesini ve taşımacılık dünyasında kuralları yeniden yazan ‘akıllı filo’ ekosistemini konuştuk.

 

Geçtiğimiz Eylül ayında yakıt ikmal avantajlarının artık Türkiye’deki tüm ticari filolara da sunulacağını açıklamıştınız. DKV Mobility’nin Türkiye iç pazarına yönelik bu yeni yatırım kararı hangi stratejik analizlere dayanıyor? Türkiye, Avrupa’daki diğer ülkelerle kıyaslandığında nasıl bir konumda?

 

Bu kararın arkasında oldukça kapsamlı bir pazar ve ihtiyaç analizi bulunuyor. Türkiye, hem iç pazar büyüklüğü hem de transit taşımacılıktaki kritik rolüyle Avrupa’daki birçok ülkeden ayrışıyor. Ticari filo sayısı yüksek, lojistik faaliyetler yoğun ve maliyet yönetimi baskısı güçlü. Avrupa’daki pazarlarda uzun süredir uyguladığımız çözümlerin, Türkiye’de çok daha yüksek bir katma değer yaratabileceğini gördük. Ayrıca Türkiye’de filoların nakit akışına duyarlılığı, vade ve likidite yönetimini stratejik bir öncelik haline getiriyor. Bu nedenle Türkiye’yi yalnızca büyüyen bir pazar değil, aynı zamanda DKV Mobility’nin Avrupa’da edindiği deneyimiyle en anlamlı faydayı sağlayabileceği ülkelerden biri olarak değerlendiriyoruz.

 

dkv mobility dkv akaryakıt kartı

Moka United – Up Bilişim Enerji iş birliği nasıl bir model üzerine kuruldu? Bu ortaklıkta tarafların üstlendiği roller neler?

Bu iş birliği, küresel uzmanlık ile teknoloji çözümü ve sahadaki operasyonel çevikliğin birleştiği hibrit bir model üzerine kuruldu. DKV Mobility, uluslararası filo yönetimi, fiyatlama ve raporlama altyapısını sağlarken; Moka United iştiraki Up Bilişim Enerji, Türkiye pazarının yerel operasyonel ihtiyaçlarına hâkim güçlü bir teknolojik altyapı sunuyor. Bu sayede hem global standartlardan ödün vermeyen hem de Türkiye’ye özel ihtiyaçlara hızlı yanıt verebilen bir sistem ortaya çıktı. Bizim için bu ortaklık, sadece teknik bir entegrasyon değil; uzun vadeli bir büyüme modeli anlamına geliyor.

 

 

Türkiye’de anlaşmalı 2.700 istasyonda sunduğunuz indirimli yakıt modeli nasıl çalışıyor? Fiyatlandırma, iskonto ve vade sistemi nasıl işliyor?

Merkezi bir yakıt yönetim sistemi, operasyonel süreçlerde hem hız hem de şeffaflık kazandırıyor. DKV Mobility olarak sunduğumuz tek sözleşme ve tek fatura modeli, muhasebe ve mali işlerin yükünü önemli ölçüde hafifletiyor. Dijital raporlama sistemi sayesinde her araç, sürücü ve güzergâh özelinde detaylı yakıt tüketimi, maliyet dağılımı ve performans analizi yapılabiliyor. Bu da filo yöneticilerinin anlık karar almasını kolaylaştırıyor ve veriye dayalı yönetim anlayışını güçlendiriyor.

Bu yeni sistem, filo yöneticilerine günlük operasyonlarında ciddi zaman ve kaynak tasarrufu sağlıyor. Tüm araçların yakıt alım limitleri, istasyon bilgileri ve harcama raporları tek bir platform üzerinden kolayca takip edilebiliyor. Bu sayede her işlemde manuel denetim ihtiyacı ortadan kalkıyor, hatalar azalıyor ve süreçler standart hale geliyor. Limit aşımları ya da olağan dışı alımlar anında raporlanarak kontrol mekanizması güçlendiriliyor. Sonuç olarak yöneticiler, hem operasyonel hem de finansal açıdan çok daha verimli ve güvenli bir yönetim deneyimi yaşıyor.

 

Türkiye’de akaryakıt sektöründe kredi kartı komisyonları, kâr marjı müdahaleleri ve UTTS gibi düzenlemeler bulunuyor. Bu tür gelişmeler filoların yakıt maliyetlerine nasıl yansıyor? Sizin çözümünüz bu noktada nasıl bir avantaj sağlıyor?

DKV Mobility’nin hizmeti, anlaşmalı istasyonlarda sağlanan indirimli fiyatlar sayesinde pompa fiyatı üzerinde doğrudan bir avantaj yaratılırken, kredi kartı kullanımına bağlı komisyon yükü ortadan kaldırılıyor. Esnek vade yapısı sayesinde filolar, yakıt alımlarını nakit akışlarını zorlamadan planlayabiliyor; bu da ilave finansman maliyetlerinin önüne geçilmesini sağlıyor. Tüm alımların tek fatura ve şeffaf raporlama sistemi üzerinden yönetilmesi ise bütçe kontrolünü güçlendirerek, filoların aylık bazda ölçülebilir ve sürdürülebilir bir maliyet avantajı elde etmesine imkân tanıyor.

 

Türkiye’de son yıllarda hızla artan lojistik maliyetler göz önüne alındığında, filo sahiplerinin en çok zorlandığı alanlar neler? DKV Mobility bu alanlarda hangi çözümleri geliştirmeyi planlıyor?

 

Yakıt maliyetleri hâlâ en büyük kalem olmakla birlikte, operasyonel dağınıklık ve idari yükler filo sahiplerini ciddi şekilde zorluyor. Birden fazla tedarikçiyle çalışmak, farklı faturalama sistemleri ve manuel takip süreçleri hem zaman hem de kaynak kaybına yol açıyor. DKV Mobility olarak önceliğimiz, bu dağınık yapıyı tek merkezden yönetilebilir hale getirmek. Avrupa’da 90 yılı aşkın süredir, Türkiye’de 16 yıldır lojistik sektörüne sunduğumuz hizmetleri şimdi Türkiye’deki tüm filolara sunarak yakıt ile başlattığımız bu dönüşümü, zamanla diğer operasyonel giderleri de kapsayacak şekilde genişletmeyi hedefliyoruz.

 

Türkiye’de yalnızca akaryakıt değil, otoyol geçişleri, park alanları, bakım-onarım ve KDV iadeleri gibi hizmetleri genişletmeye yönelik planlarınız var mı?

Evet, bu başlıklar orta ve uzun vadeli yol haritamızın çok stratejik bir parçası. Aslında bu vizyonun ilk adımı olarak halihazırda sunduğumuz HGS çözümümüzle müşterilerimize önemli bir finansal katma değer sağlıyoruz. HGS ödemelerini hem vadeli hem de KDV’li bir şekilde faturalandırabildiğimiz için işletmelere hem nakit akışı yönetiminde likidite desteği hem de ciddi bir vergi avantajı sunuyoruz. Bu sayede firmalar, geçiş maliyetlerini operasyonel bir yük olmaktan çıkarıp finansal bir kazanca dönüştürebiliyorlar.

Gelecek projeksiyonumuzda ise Avrupa’da sunduğumuz entegre mobilite ekosistemini, Türkiye pazarının ihtiyaçları ve regülasyonları doğrultusunda kademeli olarak genişletmek yer alıyor. Hedefimiz; otoyol geçişlerinden park alanlarına, bakım-onarımdan araç yıkamaya kadar tüm mobilite harcamalarının tek bir platform üzerinden yönetilmesini sağlamak. Bu yapı hayata geçtiğinde, Türkiye’deki filolar da tıpkı Avrupa’daki meslektaşları gibi tüm süreçlerini dijitalleştirerek hem maliyet kontrolünde hem de operasyonel sadeleşmede yeni bir döneme geçecekler.

 

Türkiye’de akaryakıt kartı ve filo yönetimi pazarında ciddi bir rekabet var. DKV Mobility kendini hangi yönlerle farklılaştırıyor?

DKV Mobility olarak kendimizi sadece bir yakıt kartı sağlayıcısı değil, uçtan uca hizmet veren bir mobilite ortağı olarak konumlandırıyoruz. Bizi rakiplerimizden ayıran en temel fark, Türkiye’nin dört bir yanına yayılan geniş istasyon ağımızla sunduğumuz erişim gücünü, esnek finansal çözümlerle birleştirmemizdir. Müşterilerimize sunduğumuz vade opsiyonları ve özelleştirilmiş modelleri sayesinde, firmaların en büyük gider kalemi olan yakıt, otoyol ve operasyon harcamalarını yönetirken likiditelerini korumalarına yardımcı oluyoruz. Bu finansal esneklik, özellikle nakit akışının kritik olduğu günümüz piyasasında iş ortaklarımıza çok net bir rekabet avantajı sağlıyor.

Uluslararası deneyimimizi, yerel iş ortağımızın teknolojik gücüyle birleştirerek Türkiye’nin ihtiyaçlarına tam uyumlu bir altyapı sunuyoruz. Yakıt alımından ödemeye, detaylı raporlamadan vergi avantajı sağlayan faturalandırmaya ve otoyol ödemelerine kadar tüm süreçleri tek bir platform altında topluyoruz. Filolar, hem yerel hem de uluslararası ölçekte karşılaştırılabilir maliyet avantajlarına ulaşırken, operasyonel yüklerini de minimize ediyorlar. Bu bütüncül yaklaşım, bizi pazardaki geleneksel oyunculardan ayıran ve ‘akıllı filo yönetimi’ vizyonumuzu tanımlayan en büyük gücümüzdür.

 

Orta Doğu–Avrupa koridorunda Türkiye’nin konumu giderek güçleniyor. Bu bağlamda Türkiye, DKV Mobility’nin bölgesel operasyonlarında nasıl bir rol üstlenebilir?

Türkiye, modern İpekyolu olarak adlandırılan Orta Doğu–Avrupa koridorunun tam kalbinde, lojistik ekosistemin en kritik düğüm noktasında yer alıyor. DKV Mobility olarak Türkiye’yi sadece bir geçiş güzergahı değil; bölgesel operasyonlarımızın, ticaret yollarının ve lojistik ağlarımızın stratejik bir üssü olarak görüyoruz. Doğu ile Batı arasındaki bu devasa ticaret hacmi, Türkiye’yi operasyonel kabiliyetlerimizi test ettiğimiz ve ölçeklendirdiğimiz bir ‘mükemmeliyet merkezi’ haline getiriyor.

Bu bağlamda Türkiye, DKV Mobility’nin global ağında hem bölgesel lojistik devlerine hizmet sunan bir hizmet noktası hem de yeni pazarlara açılımda bir sıçrama tahtası rolü üstleniyor. Ülkenin sunduğu yüksek lojistik kapasite ve stratejik konum, bizi kıtalar arası taşımacılık yapan müşterilerimize sunduğumuz entegre mobilite çözümlerini daha da derinleştirmeye teşvik ediyor. Kısacası Türkiye, DKV Mobility’nin sadece bugünkü operasyonlarının değil, gelecekteki bölgesel büyüme stratejisinin de ana lokomotifidir.

 

2026 yılı için hedefleriniz neler olacak?

2026 yılı için temel vizyonumuz, Türkiye’deki ticari filolar için sadece bir hizmet sağlayıcı değil, onların en güvenilir bir iş ortağı konumuna gelmektir. Bu doğrultuda önceliğimiz, pazar payımızı artırırken aynı zamanda hizmet sunduğumuz filolardaki kullanım derinliğini maksimize etmek olacak. Firmaların maliyetlerini veriye dayalı şekilde ölçülebilir düzeyde düşürdüğü, operasyonel karmaşadan arındığı ve sunduğumuz esnek finansal modellerle nakit akışlarını en sağlıklı şekilde yönettiği bir ekosistemi genişletmeyi hedefliyoruz.

Bunun yanı sıra 2026, DKV Mobility için Türkiye’de dijitalleşme ve sürdürülebilirlik hamlelerinin yılı olacak. Veri odaklı yönetim araçlarımızla filolara anlık karar alma kabiliyeti kazandırırken, küresel ‘Green Mobility’ vizyonumuz çerçevesinde çevre dostu lojistik çözümlerini yerel pazarın ihtiyaçlarına entegre edeceğiz. Türkiye pazarındaki stratejimiz; kısa vadeli kazanımların ötesinde, sektörde standartları belirleyen, istikrarlı ve güvene dayalı uzun vadeli bir büyüme hikayesi yazmaktır.

 

dkv mobility ülke müdürü deniz çokcoş sezer

Yayınlama: 03.02.2026
Düzenleme: 03.02.2026 08:28
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.