Geri Bildirim Döngüsü

Ekonomist yazar
Not: Bu yazı, yazarın kişisel görüş ve değerlendirmelerini içermektedir.

Bir kuruluşun neden bazı hataları sürekli tekrarladığını, bazı politikaların neden sahada karşılık bulmadığını veya bir toplumun neden gelişme potansiyeline rağmen yerinde saydığını anlamak istiyorsak, gözlerimizi karmaşık finansal tablolardan, stratejik planlardan ya da mevzuatlardan önce başka bir yere çevirmemiz gerekir: Geri bildirim döngülerine. Bu kavram, sadece yönetim biliminin değil, aynı zamanda sosyolojinin, teknolojinin, kamu politikalarının, ekolojinin ve hatta bireysel yaşamların merkezinde yer alan bir mekanizmadır. Sorunun çözümü ile uygulama arasındaki ilişkiyi besleyen, hatayı ortaya çıkaran ve öğrenmeyi kalıcı kılan şey aslında geri bildirim döngüsünün nasıl kurulduğu ve yönetildiğidir.

Fakat bu kavram Türkiye’de sıklıkla yanlış anlaşılır. Geri bildirim denildiğinde çoğu kişi yalnızca eleştiri, rapor ya da değerlendirme formu gibi araçları düşünür. Oysa geri bildirim döngüsü, tek yönlü bir değerlendirme değil; veriye dayalı, sistemli, döngüsel ve eyleme bağlı bir öğrenme sürecidir. Kısacası: “Ne yaptık? Ne sonuç aldık? Ne öğrendik? Şimdi ne yapacağız?” sorularını işleten akıldır.

 

Geri Bildirimin Kalbi: Döngünün Kendisi

Her organizasyonda iki tür geri bildirim döngüsü vardır:
Gecikmeli geri bildirim ve anlık geri bildirim.
Gecikmeli geri bildirim çoğu kamu politikasında ve kurumsal planlamada yaygındır. Örneğin, eğitim sistemindeki değişikliklerin etkisi yıllar sonra ölçülebilir. Bu döngü yavaş işler, sonuçların netleşmesi zaman alır ve çoğu zaman gecikme nedeniyle düzeltme fırsatları kaçırılır.
Anlık geri bildirim ise özel sektörde, dijital platformlarda, sosyal medya algoritmalarında veya çevik yönetim süreçlerinde daha yaygındır. Burada sistem, aldığı yanıtı hızla işler ve yeniden düzenler. Örneğin bir e-ticaret sitesinde müşteri bir ürünü sepete ekler, ama satın almadan çıkar. Sistem bunu kaydeder ve davranışı değiştirmek için anında öneride bulunur.
Geri bildirim döngüsü etkili kurulduğunda hem tarihten ders çıkarmayı hem de geleceğe hazırlıklı olmayı sağlar. Etkisiz olduğunda ise sürekli tekrar eden hatalar, aynı sorunların etrafında dönüp duran politikalar, “biz bunu denedik ama olmadı” diyen yöneticiler ve giderek umudunu kaybeden toplumlar ortaya çıkar.

Kurumsal Körlük ve Sessiz Bilginin Kaybı

Türkiye’de pek çok kurumda sorun geri bildirim almamak değil; anlamamak, kullanmamak ve döngüye dahil etmekte zorlanmaktır. “Geri bildirim topladık” demek, öğrenildiği anlamına gelmez. Kurumsal körlük genellikle şu aşamalarda ortaya çıkar:
Veri var ama analiz yok: Raporlar depolanır, ama okunmaz.
Analiz var ama eylem yok: Sorun tespit edilir fakat değişim mekanizması çalıştırılmaz.
Eylem var ama izleme yok: Değişiklik yapılır, fakat etkisi ölçülmez.
İzleme var ama yeni öğrenme yok: Süreç kapatılır, döngü tamamlanmaz.
Bu yüzden geri bildirim döngüsü sadece veri ile değil, kültür ile ilgilidir. Çalışanların konuşabildiği, yöneticilerin dinlediği, hatanın suç değil gelişim sayıldığı ortamlarda geri bildirim döngüsü işler hale gelir. Aksi halde “geri bildirim” sadece bir prosedür olur.

Kamu Politikalarında Geri Bildirim Döngüsünün Önemi

Bir politika yapılır, uygulanır, raporlanır… fakat revize edilmezse aslında geri bildirim döngüsü tamamlanmamıştır. Bu nedenle pek çok kamu projesi başlangıç niyetinden uzaklaşır. Örneğin, sosyal destek politikalarında ya da istihdam teşviklerinde geri bildirim mekanizması etkin şekilde işletilmediğinde kaynaklar tahsis edilmiş olmasına rağmen sonuç beklenen düzeyde olmayabilir.
Geri bildirim döngüsünün olmadığı kamu yönetimleri, statik ve reaksiyoner hale gelir; “yaptık, bitti” anlayışı hâkim olur. Oysa modern yönetim anlayışı “yaptık, çalışıyor mu?” sorusu üzerine kuruludur.
Bu açıdan bakıldığında geri bildirim döngüsü sadece kurumsal değil demokratik bir araçtır. Katılımı, şeffaflığı ve hesap verebilirliği artırır.

Teknoloji Dünyası: Döngünün Mükemmel Laboratuvarı

Geri bildirim döngüsünün en iyi gözlemlendiği alanlardan biri teknoloji sektörüdür. Yazılım şirketleri beta sürümleri yayınlar, kullanıcıdan veri toplar, hızlıca günceller ve yeniden sunar. Bu çevik yapıya “iteratif geliştirme” denir.
Bugün başarılı olan dijital platformların ortak özelliği geri bildirim döngülerini veriyle destekleyip otomatikleştirmiş olmalarıdır. Yapay zekâ bile geri bildirim döngüsü mantığıyla öğrenir: Girdiyi alır, hata ile hesaplar, yeniden optimize eder.
Bir anlamda, geri bildirim döngüsü insanın doğal öğrenme mekanizmasının teknolojiye aktarılmış halidir.

Olumlu Döngü – Olumsuz Döngü

Unutulmaması gereken bir gerçek daha vardır: Geri bildirim döngüsü sadece olumlu bir değişim mekanizması olmak zorunda değildir. Kötü tasarlanmış döngüler olumsuz davranışları pekiştirir. Sosyal medyanın kutuplaştırıcı etkisi bunun açık örneğidir: Kullanıcı tepki verince algoritma daha fazla sorunlu içerik gösterir, döngü böylece kendini güçlendirir.
Aynı durum toplumsal tartışmalarda da görülür. Yanlış bilgi tekrarlandıkça kabul görmeye başlar ve kırılması zor bir geri bildirim döngüsüne dönüşür.

Geri Bildirim Döngüsünü Güçlendirmek İçin 5 Temel İlke

Şeffaf veri paylaşımı – Bilgi saklanırsa döngü bozulur.
Dinleme kültürü – Geri bildirim istemek ile duymak aynı şey değildir.
Düzenli ölçüm ve izleme – Ölçülemeyen şey geliştirilemez.
Deneme-yanılma yerine deneme-öğrenme – Amaç hata değil öğrenme olmalıdır.
Hızlı düzeltme kapasitesi – Geciken geri bildirim körleştirir.

Sonuç: Geri Bildirim Döngüsü Bir Araç Değil, Bir Zihniyettir

Bir şirkette performans düşüyorsa, bir okulda öğrenci başarısı geriliyorsa, bir şehirde yaşam kalitesi azalıyorsa, bunun nedeni çoğu zaman yanlış politika değildir; geri bildirim döngüsünün eksikliğidir.
Geri bildirim döngüsü kurulduğunda sorunlar öngörülebilir, önlem alınabilir ve öğrenme kalıcı hale gelir. Kurulmadığında başarısızlık kader, hata rutin, istikrarsızlık norm olur.
İyi haber şu ki: geri bildirim döngüsü pahalı değil, karmaşık değil, sadece farkındalık gerektirir. Birkaç doğru soru, birkaç doğru mekanizma ve değişimi sahiplenen bir kültür yeterlidir.
Aslında sorulması gereken tek soru şudur:
Ne yaptığımızı biliyoruz, peki ne öğrendiğimizi biliyor muyuz?
Çünkü geri bildirim döngüsü sadece sistemleri değil, zihniyetleri de dönüştürür. Ve dönüşmeyen her yapı, bir süre sonra yok olmaya mahkûmdur.

ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar
Zaferozcivan59@gmail.com

Yayınlama: 11.01.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

error: Content is protected !!