A BELGELİ GÜMRÜK MÜŞAVİRLERİ DIŞINDA HİÇ KİMSE GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ YAPAMAZ VE GÜMRÜK ŞİRKETLERİNE ORTAK OLMAMALIDIR⁉️
Türkiye’de gümrük müşavirliği mesleği, ciddi sorumluluklar ve ağır yaptırımlar içeren, kamu güvenliği ve dış ticaret sisteminin sağlıklı işlemesi açısından büyük önem taşıyan bir meslektir. Bu nedenle mesleğin icrası ve şirketleşme yapısı mevzuatla açık şekilde düzenlenmiştir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 229. maddesine göre;
Gümrük müşavirliği faaliyetinin tüzel kişilik bünyesinde yürütülmesi halinde, gümrük müşavirlerinin kuracağı şirketlere gümrük müşavir yardımcılarının da ortak olabilmesi mümkündür. Ancak aynı düzenleme çerçevesinde mesleki sorumluluk, beyan yetkisi ve imza yetkisi gümrük müşavirlerine aittir.
Bilindiği üzere;
• Gümrük müşavir yardımcılarının imza yetkisi yoktur
• Kendi adlarına beyanda bulunamazlar
• Dolaylı temsil yetkileri bulunmaz
• Gümrük işlemlerini bağımsız şekilde sonuçlandıramazlar
Başka bir ifadeyle; gümrük işlemlerinin hukuki sorumluluğu ve mesleki yetkisi gümrük müşavirine aittir.
Ancak bugün uygulamada gelinen noktada meslek camiasında herkesin bildiği bir tablo ortaya çıkmıştır.
Birçok gümrük müşavirliği şirketinde;
• Gümrük müşavir yardımcılarının %90 – %99 oranında hisseye sahip olduğu,
• Buna karşılık gümrük müşavirlerinin %1 – %2 gibi tamamen formalite hisselerle ortak gösterildiği,
• Mesleki sorumluluğu taşıyan gümrük müşavirlerinin ise fiilen maaşlı çalışan konumuna indirildiği görülmektedir.
Daha açık bir ifadeyle;
yetkisi ve sorumluluğu olmayan kişiler fiilen şirket sahibi konumuna gelirken, imza ve sorumluluk yetkisi bulunan gümrük müşavirleri sadece formalite ortak haline getirilmektedir.
Bu durum;
• Mesleğin doğasıyla,
• Sorumluluk – yetki dengesiyle,
• Ve gümrük müşavirliği kurumunun ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır.
Üstelik bu durumun;
hem yetkililer tarafından, hem gümrük idareleri tarafından hem de meslek camiası tarafından bilindiği halde uzun süredir görmezden gelinmesi, mesleğin geleceği açısından ciddi bir sorun oluşturmaktadır.
Gümrük müşavirliği sadece bir ticari faaliyet değildir.
Devlet adına dış ticaret işlemlerinin güvenliğini sağlayan, vergi ve kamu sorumluluğu taşıyan bir meslektir.
Bu nedenle şu soruyu sormak gerekir:
Yetkisi olmayan bir kişinin fiilen patron olduğu, sorumluluğu olan kişinin ise formalite ortak yapıldığı bir sistem sürdürülebilir midir?
Artık bu konunun mesleğin saygınlığı, hukuki sorumluluk dengesi ve sektörün sağlıklı işleyişi açısından açık şekilde tartışılması bu yanlış düzenin yıkılması gerektiğine inanıyorum.
Vakti zamanında siyasi çevre baskısı ile mesleğimize by pass yapıldığı aşikardır.
Umarım yetkililer bu konuyu irdelerler…
Mesleğimizin geleceği adına bu yapının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyor ve yetkilileri göreve davet ediyorum.
Alper Sunaçoğlu
Gümrük Müşaviri