Türkiye’de motorlu kara taşıtları piyasası 2026 yılının Nisan ayında hareketli bir tablo ortaya koydu. Açıklanan verilere göre trafikteki toplam araç sayısı 34,2 milyona yaklaşırken, özellikle elektrikli ve hibrit otomobillerdeki yükseliş dikkat çekti. Buna karşılık motosiklet kayıtlarında geçen yılın aynı dönemine göre belirgin bir düşüş yaşandı. Otomobil tercihlerinde ise gri renk ve düşük motor hacimli araçlar öne çıktı.
Nisan ayında toplam 182 bin 34 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Bu sayı bir önceki aya göre yüzde 13,8 artış anlamına geliyor. Artışın temel nedeni bahar aylarıyla birlikte taşıt piyasasında canlanmanın hız kazanması oldu. Özellikle ticari araçlar ve motosikletlerdeki hareketlilik dikkat çekti.
Yeni kayıtların yüzde 45’ini otomobiller oluşturdu. Motosikletler yüzde 38,5 ile ikinci sırada yer aldı. Kamyonetlerin payı yüzde 11,6 olurken, traktör, kamyon, minibüs ve otobüs gibi diğer taşıt türleri daha sınırlı bir pay aldı.
Ancak yıllık karşılaştırmaya bakıldığında tablo daha farklı görünüyor. Nisan 2025’e göre toplam taşıt kaydı yüzde 5,2 geriledi. Bu durum, yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimdeki zorlukların otomotiv piyasasını hâlâ baskıladığını gösteriyor.
OTOMOBİL PAZARINDA MARKA REKABETİ
Nisan ayında trafiğe kaydı yapılan 81 bin 907 otomobil içinde ilk sırayı yüzde 14 payla Renault aldı. Volkswagen yüzde 9,9 ile ikinci sırada yer aldı. Toyota, Hyundai ve Peugeot ise üst sıralardaki yerlerini korudu.
Yerli elektrikli otomobil markası TOGG ise yüzde 4,8 payla dikkat çekici bir performans gösterdi. Bu oran, yerli markanın artık pazarda kalıcı bir oyuncu haline geldiğini ortaya koyuyor.
Çinli üretici Chery’nin de listede yer alması, Türkiye otomotiv pazarındaki Asya etkisinin giderek arttığını gösteriyor. Avrupa markalarının hâkimiyeti sürse de tüketici tercihleri artık daha çeşitli hale geliyor.
ELEKTRİKLİ VE HİBRİT ARAÇLARDA HIZLI YÜKSELİŞ
Verilerin en dikkat çekici bölümü yakıt türlerindeki değişim oldu. Ocak-Nisan döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 18,7’si elektrikli araçlardan oluştu. Hibrit araçların payı ise yüzde 32,5’e ulaştı.
Benzinli otomobiller hâlâ ilk sırada yer alsa da paylarının yüzde 40’a gerilemesi önemli bir dönüşüm sinyali veriyor. Dizel araçların yeni satışlardaki payı ise yüzde 8,1’e kadar düştü.
Bu tablo Türkiye’de otomobil kullanıcılarının artık yakıt ekonomisine daha fazla önem verdiğini gösteriyor. Akaryakıt fiyatlarının yüksek seyretmesi, elektrikli araçların işletme maliyetlerinin daha düşük olması ve çevre bilincinin artması bu dönüşümün temel nedenleri arasında bulunuyor.
Öte yandan mevcut trafikte dizel araçlar hâlâ büyük ağırlığa sahip. Türkiye’de kayıtlı otomobillerin yüzde 32,2’si dizel yakıt kullanıyor. Benzinli araçların oranı yüzde 31 olurken LPG’li araçların oranı da yüzde 29,6 seviyesinde bulunuyor. Elektrikli otomobillerin toplam park içindeki payı ise henüz yüzde 2,4 düzeyinde.
Bu durum dönüşümün başladığını ancak henüz tamamlanmadığını gösteriyor. Elektrikli araçların yaygınlaşması için şarj altyapısının daha da gelişmesi gerektiği belirtiliyor.
MOTOSİKLETTE DÜŞÜŞ DİKKAT ÇEKTİ
Son yıllarda özellikle büyük şehirlerde hızla artan motosiklet kullanımı Nisan ayında yavaşlama sinyali verdi. Geçen yılın aynı ayına göre motosiklet kayıtları yüzde 16,1 azaldı.
Uzmanlara göre bu düşüşte birkaç neden etkili oldu. Artan sigorta maliyetleri, güvenlik kaygıları ve ikinci el piyasasındaki durağanlık bunların başında geliyor. Ayrıca bazı kullanıcıların motosikletten küçük hacimli otomobillere yöneldiği ifade ediliyor.
Buna rağmen motosikletler hâlâ Türkiye’de en hızlı büyüyen ulaşım araçlarından biri olmaya devam ediyor. Özellikle kurye sektörü ve şehir içi ulaşım ihtiyacı motosiklet talebini canlı tutuyor.
TÜRKİYE’DE ARAÇ SAYISI 34 MİLYONU AŞTI
Nisan ayı sonunda Türkiye’de trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı 34 milyon 199 bin 933’e ulaştı. Bunun yüzde 51,8’ini otomobiller oluşturuyor.
Motosikletlerin toplam taşıt parkındaki payı yüzde 21,3’e kadar yükselmiş durumda. Bu oran, Türkiye’de motosiklet kullanım kültürünün son yıllarda ciddi şekilde yayıldığını gösteriyor.
Kamyonetlerin payı yüzde 14,5 olurken traktörler yüzde 6,8 ile dikkat çekiyor. Bu durum tarım sektörünün taşıt parkındaki önemini koruduğunu ortaya koyuyor.
İKİNCİ EL PİYASASI HÂLÂ ÇOK HAREKETLİ
Nisan ayında yaklaşık 920 bin taşıtın devri yapıldı. Yani noter üzerinden el değiştiren araç sayısı, yeni araç satışlarının çok üzerinde gerçekleşti.
Devir işlemlerinin yüzde 65,8’ini otomobiller oluşturdu. Bu tablo, Türkiye’de ikinci el piyasasının sıfır araç pazarından çok daha büyük bir hacme sahip olduğunu gösteriyor.
Yüksek faiz oranları nedeniyle birçok vatandaş sıfır araç yerine ikinci el piyasasına yöneliyor. Bu nedenle ikinci el fiyatları ekonomi yönetimi açısından önemli göstergeler arasında değerlendiriliyor.
TÜKETİCİNİN TERCİHİ: KÜÇÜK MOTOR, GRİ RENK
Ocak-Nisan döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin önemli bölümü düşük motor hacimli araçlardan oluştu. En fazla tercih edilen grup yüzde 32,5 ile 1300 cc ve altı motor hacmine sahip otomobiller oldu.
Bu tercih doğrudan vergi sistemiyle bağlantılı görülüyor. Türkiye’de motor hacmi yükseldikçe ÖTV oranlarının artması, tüketiciyi daha küçük motorlu araçlara yöneltiyor.
Renk tercihlerinde ise gri açık ara önde yer aldı. Yeni otomobillerin yüzde 42,2’si gri renkli oldu. Beyaz ve siyah renkler ise sonraki sıralarda yer aldı.
Uzmanlara göre gri rengin bu kadar tercih edilmesinin nedeni ikinci elde daha kolay satılabilmesi ve kir göstermemesi.
OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE YENİ DENGE ARAYIŞI
2026 yılı verileri otomotiv sektörünün önemli bir dönüşüm içinde olduğunu gösteriyor. Elektrikli ve hibrit araçların yükselişi hızlanırken, tüketici davranışları da ekonomik koşullara göre şekilleniyor.
Yüksek kredi faizleri ve artan yaşam maliyetleri sıfır araç pazarını baskılasa da ikinci el piyasası canlılığını koruyor. Aynı zamanda çevreci teknolojilere geçiş hız kazanıyor.
Önümüzdeki dönemde elektrikli araç yatırımları, şarj altyapısı ve yerli üretim politikalarının sektörün yönünü belirlemesi bekleniyor. Özellikle TOGG gibi yerli girişimlerin performansı Türkiye otomotiv sanayisinin geleceği açısından kritik önem taşıyor.
Kaynak: TÜİK
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar