Eylülde Kiracıları Bekleyen Zam Oranı Belli Oldu

Ekonomist yazar
Not: Bu yazı, yazarın kişisel görüş ve değerlendirmelerini içermektedir.

Milyonlarca kiracı ve ev sahibinin yakından takip ettiği Eylül 2026 kira artış oranı belli oldu. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ağustos 2026 enflasyon verileri, eylül ayında kira sözleşmesi yenilenecek konut ve iş yerleri için uygulanabilecek artış oranının yüzde 31,79 olduğunu gösteriyor. TÜİK verilerine göre ağustos ayında tüketici fiyatları aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 31,51 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,79 arttı.

Bu rakam özellikle dar ve sabit gelirli vatandaşlar açısından kira yükünün hâlâ önemli bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. Enflasyonun yıllık bazda gerilemesine rağmen kira fiyatlarının geçmiş dönemdeki yüksek artışların etkisini taşımaya devam etmesi, barınma maliyetlerinin neden kısa sürede normalleşmediğini de açıklıyor.

KİRA ZAMMI NASIL HESAPLANIYOR?

Kira artışında en çok merak edilen konu, yüzde 31,79 oranının nasıl ortaya çıktığı. Burada önemli olan yıllık enflasyon rakamı değil, TÜFE’nin on iki aylık ortalamasıdır.

Örneğin Ağustos 2026 TÜFE’sinin on iki aylık ortalaması yüzde 31,79 olarak gerçekleşti. Eylül ayında sözleşmesi yenilenen kiracılar açısından yasal artış hesabında bu oran esas alınıyor.

Basit bir örnek verelim:

Bugün aylık kirası 20 bin TL olan bir konutun sözleşmesi Eylül ayında yenileniyorsa, yüzde 31,79 oranındaki artış üzerinden hesap yapıldığında:

20.000 TL x yüzde 31,79 = 6.358 TL

Yeni kira:

26.358 TL

Oluyor.

30 bin TL kira ödeyen bir kiracının yeni kirası ise yaklaşık 39.537 TL seviyesine çıkıyor. 40 bin TL kira ödeyen bir kiracıda ise yeni tutar yaklaşık 52.716 TL oluyor.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, yüzde 31,79’un bütün kiraların mutlaka bu oranda artırılacağı anlamına gelmemesi. Bu oran, sözleşme yenileme döneminde yasal sınır olarak karşımıza çıkıyor. Taraflar daha düşük bir artış konusunda anlaşabilir; ancak yasal sınırın üzerinde artış yapılması ayrı bir hukuki değerlendirme gerektiriyor.

YÜZDE 25 SINIRI ARTIK YOK

Kira piyasasında son yılların en önemli düzenlemelerinden biri olan yüzde 25’lik artış sınırı, Temmuz 2024 itibarıyla sona ermişti. Böylece konut kiralarında yeniden Türk Borçlar Kanunu’ndaki TÜFE’nin on iki aylık ortalamasına dayalı sistem uygulanmaya başladı.

Bu değişiklik, kira artışlarının yeniden enflasyon göstergesine bağlanması anlamına geliyor.

Dolayısıyla bugün kira sözleşmesi yenilenen vatandaş açısından geçmişte uygulanan yüzde 25’lik sabit sınır değil, ilgili dönemde açıklanan on iki aylık TÜFE ortalaması belirleyici oluyor.

KİRALARDA GENEL TABLO NASIL?

Konut piyasasında dikkat çeken temel gelişme, kira artışlarının hâlâ yüksek olmasına karşın enflasyonun önceki yıllara göre daha düşük seviyelere gelmesi.

TÜİK’in Ağustos verilerinde konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda yıllık artış yüzde 39,77 olarak gerçekleşti. Aynı grubun aylık artışı ise yüzde 2,26 oldu.

Bu tablo, vatandaşın neden “enflasyon düşüyor ama kira neden düşmüyor?” sorusunu sorduğunu da açıklıyor.

Çünkü enflasyonun düşmesi fiyatların düşmesi anlamına gelmiyor. Enflasyon yüzde 31’den yüzde 20’ye inse bile fiyatlar artmaya devam ediyorsa kira fiyatları da yükselmeye devam edebilir. Sadece artış hızının yavaşlaması söz konusu olur.

Üstelik kira piyasasında yeni kiracı ile eski kiracı arasında ciddi farklar bulunabiliyor. Aynı mahallede benzer iki evden biri uzun süredir aynı kiracı tarafından kullanılırken diğerinin yeni kiracıya çok daha yüksek bedelle kiralanması mümkün olabiliyor.

KİRA FİYATLARI NEDEN HEMEN GERİLEMİYOR?

Kira fiyatlarının düşmesi için yalnızca enflasyonun gerilemesi yeterli değil. Konut arzı, nüfus hareketleri, inşaat maliyetleri, kredi koşulları ve konut satın alma gücü de belirleyici.

Vatandaşın ev satın almakta zorlanması, kiralık konut talebini artırıyor. Konut üretiminin talebi yeterince karşılayamaması da kiralar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.

Özellikle büyükşehirlerde öğrenciler, yeni işe başlayanlar, deprem nedeniyle yer değiştirenler ve yüksek konut fiyatları nedeniyle satın alma kararını erteleyenler kiralık konut talebini canlı tutuyor.

ÖNÜMÜZDEKİ AYLARDA NE OLACAK?

En kritik soru ise bundan sonra kira artışlarının nereye gideceği.

Ağustos 2026 itibarıyla on iki aylık TÜFE ortalamasının yüzde 31,79’a gerilemiş olması, kira artış oranında da aşağı yönlü bir eğilimin devam edebileceğine işaret ediyor. Temmuz ayında aynı gösterge yüzde 31,90 düzeyindeydi.

Ancak burada büyük bir yanılgıya düşmemek gerekiyor: Enflasyon düşerken kira artış oranı da zaman içinde düşebilir, fakat kiraların nominal olarak ucuzlaması başka bir şeydir.

Önümüzdeki dönemde enflasyonun kalıcı biçimde gerilemesi, konut arzının artması ve kira talebinin dengelenmesi halinde kira artışlarında daha belirgin bir yavaşlama görülebilir.

Buna karşılık gıda, enerji, ulaşım, inşaat maliyetleri veya finansman koşullarında yeni bir yükseliş yaşanması kira piyasasındaki normalleşmeyi geciktirebilir.

KİRACI İÇİN ASIL MESELE: GELİR KİRAYA YETİYOR MU?

Bugün kira tartışmasının merkezinde yalnızca “yüzde kaç zam yapılacak?” sorusu bulunmuyor. Asıl sorun, vatandaşın gelirinin kira artışını karşılayıp karşılamadığı.

Kira yüzde 31,79 arttığında maaşın aynı oranda artmaması durumunda kiracının bütçesindeki barınma payı yükseliyor. Bu da gıda, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi diğer harcamalardan fedakârlık yapılmasına neden oluyor.

Bu nedenle kira enflasyonuyla mücadele yalnızca kira artış oranını sınırlamakla çözülebilecek bir mesele değil. Kalıcı çözüm için daha fazla ve ulaşılabilir konut üretimi, sosyal konut projeleri, uygun maliyetli finansman ve gelirlerin enflasyon karşısında korunması gerekiyor.

Sonuç olarak Eylül 2026’da kira sözleşmesini yenileyecek vatandaşları yüzde 31,79’luk yasal artış oranı bekliyor. Oranın geçmiş yıllara göre gerilemesi olumlu bir gelişme. Ancak kira fiyatlarının hâlâ yüksek seviyelerde bulunması, barınma sorununun kısa sürede ortadan kalkmayacağını gösteriyor.

Önümüzdeki dönemde gözler enflasyonun seyrinde olacak. Enflasyon düştükçe kira artış oranlarının da kademeli olarak aşağı gelmesi beklenebilir. Fakat gerçek bir rahatlama için sadece zam oranının düşmesi değil, kiraların gelirler karşısında daha ulaşılabilir hale gelmesi gerekiyor. Çünkü vatandaş açısından önemli olan kira artışının yüzde kaç olduğu kadar, ay sonunda elinde ne kadar para kaldığıdır.

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

Zaferozcivan59@gmail.com

 

Yayınlama: 04.09.2026
A+
A-
Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.