UND Başkanı Şerafettin Aras: “TIR Sürücüsünün Yolunu Açın, Ticaretin Önünü Açın”

UND Başkanı Şerafettin Aras, Schengen Bölgesi’nde uygulanan 90/180 gün kuralının Türk TIR sürücülerinin Avrupa hatlarında çalışmasını zorlaştırdığını belirterek, profesyonel sürücülere yönelik özel bir mevzuat düzenlemesi yapılması çağrısında bulundu.

UND Başkanı Şerafettin Aras: “TIR Sürücüsünün Yolunu Açın, Ticaretin Önünü Açın”

UND Başkanı Şerafettin Aras, Schengen Bölgesi’nde uygulanan 90/180 gün kuralının Türk TIR sürücülerinin Avrupa hatlarında çalışmasını zorlaştırdığını belirterek, profesyonel sürücülere yönelik özel bir mevzuat düzenlemesi yapılması çağrısında bulundu. Aras, sürücülerin mesleki faaliyetlerini engelleyen kalış süresi kısıtlamalarının kaldırılmasını, uzun süreli ve çok girişli vizelere erişimin kolaylaştırılmasını istedi.

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı Şerafettin Aras, Schengen Bölgesi’nin genişlemesine karşın profesyonel TIR sürücülerinin hareket imkânlarının aynı ölçüde geliştirilmediğine dikkat çekti. 1995 yılında yedi ülkeyle başlayan Schengen uygulamasının bugün 29 ülkeye ve yaklaşık 4,5 milyon kilometrekarelik bir alana ulaştığını belirten Aras, buna karşın sürücülerin 90/180 gün kuralıyla karşı karşıya kaldığını vurguladı.

Bulgaristan ve Romanya’nın da Schengen Bölgesi’ne katılmasıyla bu ülkelerde geçirilen günlerin de aynı kalış süresinden düşüldüğünü ifade eden Aras, yükleme, boşaltma ve zorunlu dinlenme süreçlerinde dahi sürenin işlemeye devam ettiğini söyledi. Kalış hakkı dolan sürücülerin yeni seferlere çıkamadığını belirten Aras, “Sınırdan çevirdiğiniz sürücünün, yükünü teslim etmesini bekleyemezsiniz” diyerek profesyonel TIR sürücülerine yönelik yeni bir mevzuat düzenlemesinin gerekliliğine işaret etti.

Türkiye-AB ticaretinin önündeki engel

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ticari ilişkilerin büyüklüğüne dikkat çeken Aras, 2025 yılında karşılıklı mal ticaretinin 217,6 milyar avroya ulaştığını, Türkiye’nin ihracatının yüzde 42,7’sinin AB ülkelerine gerçekleştirildiğini belirtti. Aynı yıl AB’nin Türkiye’ye 114,3 milyar avroluk mal sattığını, Türkiye’den ise 103,3 milyar avroluk mal aldığını kaydetti.

Avrupa sermayesiyle Türkiye’de üretim yapan çok sayıda şirket bulunduğunu hatırlatan Aras, Ticaret Bakanlığı verilerine göre AB’nin Türkiye’deki yatırımlarının 2025 yılında Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 15,5’ini gerçekleştirdiğini ifade etti. Bu nedenle Türk TIR’larının yalnızca Türkiye’nin değil, Avrupa’daki şirketlerin üretim ve tedarik süreçlerinin de bir parçası olduğunu vurgulayan Aras, sürücülerin sınırdan geri çevrilmesinin Avrupa’daki fabrikaların siparişlerini ve üretim süreçlerini de olumsuz etkilediğini söyledi.

Aras, “Böyle bir durumda Avrupa, kendi şirketinin malını getiren TIR’ı kendi kapısından geri çevirmiş oluyor. Kendi yatırımcısının üretimi bekliyor, kendi fabrikasının siparişi gecikiyor, kendi şirketinin maliyeti artıyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Karayolu ihracatında 72,3 milyar dolarlık yük taşındı”

2025 verilerine göre Türkiye’den Avrupa’ya karayoluyla yaklaşık 1 milyon ihracat seferi gerçekleştirildiğini ve bu seferlerde yaklaşık 72,3 milyar dolarlık ihracat yükü taşındığını belirten Aras, bu ticaretin merkezinde profesyonel sürücülerin bulunduğunu ifade etti.

TIR’ın, sürücüsü ve yüküyle bir bütün olduğunu vurgulayan Aras, “Gümrük Birliği kapsamındaki malın dolaşımını serbest bırakıp, onu taşıyan sürücüyü durduramazsınız. Bunu yaptığınızda ticaretin önüne fiilen engel koyarsınız” dedi.

Avrupa’da üretilen ticari araçların Türk taşımacılar tarafından satın alındığını ve bu araçlarla Avrupa’daki fabrikaların ihtiyaç duyduğu malların taşındığını hatırlatan Aras, Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik iş birliğinin sürücülerin hareket özgürlüğünü kısıtlayan uygulamalarla çeliştiğini dile getirdi.

Avrupa’da sürücü açığı büyüyor

Avrupa’daki profesyonel sürücü açığının da sorunun önemini artırdığını belirten Aras, Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği’nin (IRU) 2026 yılında yayımladığı 2025 araştırmasına göre Avrupa’da yaklaşık 502 bin TIR sürücüsü pozisyonunun doldurulamadığını aktardı. Araştırmaya katılan Avrupalı taşımacıların yaklaşık üçte ikisinin yeterli sürücü bulamadığı için yeni sözleşmeleri reddettiğini kaydeden Aras, 2030 yılına kadar yaklaşık 660 bin 500 sürücünün emekli olmasının beklendiğini söyledi.

Avrupa’nın sürücü açığıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde Türk sürücülerinin sınırdan geri çevrilmesinin mevcut sorunu daha da ağırlaştırdığını belirten Aras, bu uygulamanın taşıma kapasitesini azaltarak tedarik zincirlerinde aksamalara ve maliyet artışlarına yol açtığını ifade etti.

“TIR sürücüsü turist değildir”

Aras, Avrupa mevzuatında pilotlar ve gemi adamları için mesleki faaliyetleri kapsamında belirli kolaylıklar öngörüldüğünü hatırlatarak, profesyonel TIR sürücülerinin de benzer şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

TIR sürücülerinin görevlerinin, araçlarının, yüklerinin ve teslim noktalarının belli olduğunu; mesleki faaliyetlerinin taşıma ve gümrük belgeleriyle doğrulanabildiğini belirten Aras, sürücülerin temel amacının yüklerini teslim etmek, dönüş yüklerini almak ve ülkelerine dönerek yeniden sefere çıkmak olduğunu dile getirdi.

“TIR sürücüsü turist değildir. Mesleğini yapabilmesi için gereken hareket imkânını istiyoruz” diyen Aras, mesleki taşımacılığın gerektirdiği kalış hakkının mevcut kısıtlamalardan ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

UND’ye bir günde 150 sürücü başvurdu

UND’nin sürücülerin yaşadığı sorunları belgelemek amacıyla başlattığı çalışma kapsamında yalnızca bir günde 150 sürücünün derneğe başvurduğunu açıklayan Aras, geri gönderme işlemlerini belgeleyen resmî tutanakların da UND’ye ulaştığını bildirdi. Almanya, İtalya, Bulgaristan ve Hırvatistan’dan bildirimler aldıklarını belirten Aras, bazı sürücülerin geri gönderildiğini, bazılarına ise yeniden giriş yasağı uygulandığını ifade etti.

Giriş yasaklarının sürücülerin Avrupa hatlarında çalışmasını engellediğini, ailelerin geçimini etkilediğini ve firmalar açısından yeni maliyetler yarattığını kaydeden Aras, sürücünün geri gönderilmesinin ekonomik sonuçlarının sınır kapısıyla sınırlı kalmadığını söyledi. Sürücü eksikliği nedeniyle araçların beklediğini, teslimatların geciktiğini, sözleşmelerin riske girdiğini ve ihracatçıların tahsilat süreçlerinin aksayabildiğini belirtti.

Özellikle gıda ve ilaç taşımacılığında yaşanan gecikmelerin daha ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Aras, bekleme ve plansız aktarmaların ürünlerin raf ömrünü, kalitesini ve gerekli taşıma koşullarının korunmasını olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi.

Pandemide taşımacılığın önemi bir kez daha görüldü

Pandemi döneminde seyahatler kısıtlanırken TIR sürücülerinin gıda, sağlık malzemeleri ve temel ihtiyaç ürünlerini taşımayı sürdürdüğünü hatırlatan Aras, Avrupa Komisyonu’nun da tedarik zincirlerinin devamlılığını sağlamak amacıyla yeşil hat uygulamasını önerdiğini belirtti.

Hırvatistan’da 2020 yılının sonunda meydana gelen depremin ardından Türk taşımacılarının yürüttüğü yardım çalışmalarına da değinen Aras, UND’nin katkısıyla AFAD’a ait 100 yaşam konteynerini taşıyan 50 TIR’lık yardım konvoyunun yola çıktığını hatırlattı. Taşımacılığın kriz dönemlerinde olduğu kadar normal zamanlarda da ekonomik hayatın devamlılığı açısından kritik rol üstlendiğini vurgulayan Aras, sürücülerin öneminin anlaşılması için yeni bir kriz yaşanmasının beklenmemesi gerektiğini söyledi.

UND’den AB’ye somut düzenleme çağrısı

Avrupa Komisyonu’nun 29 Ocak 2026 tarihli Vize Politikası Stratejisi’nde TIR sürücülerinin 90 günün ötesinde hareketlilik ihtiyacının gündeme alındığını belirten Aras, bu yaklaşımın somut bir hukuki düzenlemeye dönüştürülmesini istedi.

UND Başkanı Aras, taleplerini şu başlıklar altında sıraladı:

  • Profesyonel TIR sürücülerinin mesleki faaliyetlerini 90/180 gün kısıtlamasından kurtaracak ve bütün Schengen ülkelerinde geçerli olacak ortak bir düzenleme yapılması.
  • Uzun süreli ve çok girişli vizelere hızlı erişim sağlanması ve mesleğin gerektirdiği kalış hakkının tanınması.
  • Kalış süresi nedeniyle sürücülerin Avrupa hatlarında çalışmasını engelleyen giriş yasaklarının kaldırılması.
  • Bulgaristan ve Yunanistan sınır kapılarının kapasitesinin artırılması ve günler süren kuyrukların sona erdirilmesi.
  • Yeni düzenleme için karar ve uygulama takviminin açıklanması.

Aras, Avrupa iş dünyasına da çağrıda bulunarak Türkiye’deki yatırımların ürettiği malların, Avrupa fabrikalarının ihtiyaç duyduğu parçaların ve karşılıklı ticaretin profesyonel sürücüler aracılığıyla taşındığını hatırlattı. Sürücülerin hareket imkânlarının kısıtlanmasının yalnızca Türkiye’yi değil, Avrupa’nın üretimini, tedarik zincirlerini ve maliyetlerini de olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Aras, sözlerini şu çağrıyla tamamladı: “Bu iş böyle devam edemez. Sürücünün yolunu açın. Ticaretin önünü açın.”

Yayınlama: 26.10.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.