2026 OCAK AYI KÜMES HAYVANCILIĞI ÜRETİMİ
Türkiye’de kümes hayvancılığı sektörü 2026 yılına üretim artışıyla başladı. Ocak ayına ilişkin veriler, özellikle yumurta üretiminde güçlü bir büyüme yaşandığını, tavuk eti üretiminde ise daha sınırlı fakat istikrarlı bir artışın sürdüğünü gösteriyor. Küresel gıda fiyatları, yem maliyetleri ve iç talep dinamikleri dikkate alındığında, sektörün üretim kompozisyonunda önemli bir dönüşümün yaşandığı görülüyor.
ÜRETİM RAKAMLARI YILIN İLK AYINDA ARTIŞA İŞARET EDİYOR
2026 yılı ocak ayında Türkiye’de tavuk eti üretimi 238 bin 794 ton olarak gerçekleşti. Bu miktar, 2025 yılının aynı ayında kaydedilen 233 bin 223 tonluk üretime göre yüzde 2,4’lük bir artış anlamına geliyor.
Aynı dönemde kesilen tavuk sayısı 127 milyon 444 bine ulaştı. Bu da bir yıl öncesine göre yüzde 3’lük bir yükseliş anlamına geliyor. Kesim sayısındaki artış, sektörde üretim kapasitesinin genişlediğine işaret ederken, tavuk eti üretimindeki artışın kesim sayısına göre biraz daha sınırlı kalması verimlilik ve ağırlık değişimlerine bağlı olabilir.
Ancak yılın ilk ayında en dikkat çekici gelişme yumurta üretiminde yaşandı. Tavuk yumurtası üretimi 1 milyar 902 milyon 299 bin adet olarak kaydedildi. Bu rakam, geçen yılın aynı ayındaki 1 milyar 652 milyon 691 bin adetlik üretime göre yüzde 15,1’lik güçlü bir artış anlamına geliyor.
Bu tablo, kümes hayvancılığı sektöründe yumurta üretiminin tavuk eti üretimine göre daha hızlı büyüdüğünü ortaya koyuyor.
AYLIK GELİŞMELER: TAVUK ETİNDE GERİLEME, YUMURTADA ARTIŞ
Ocak ayı verileri aylık bazda incelendiğinde farklı bir tablo ortaya çıkıyor.
Aralık 2025’te 253 bin 993 ton olan tavuk eti üretimi, ocak ayında yüzde 6 azalarak 238 bin 794 tona geriledi. Bu düşüşte yıl sonu talep hareketliliğinin ardından üretimde yaşanan normalleşme etkili olmuş olabilir.
Yumurta üretiminde ise aylık bazda artış dikkat çekti. Aralık ayında 1 milyar 860 milyon 594 bin adet olan yumurta üretimi ocak ayında yüzde 2,2 artarak 1 milyar 902 milyon 299 bine ulaştı.
Bu durum, yılın ilk ayında sektörün yumurta üretimine ağırlık verdiğini gösteren önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
YUMURTA ÜRETİMİNDEKİ SIÇRAMANIN NEDENLERİ
Yumurta üretimindeki çift haneli büyümenin arkasında birkaç önemli faktör bulunuyor.
İlk olarak, yumurta hem iç tüketimde hem de ihracatta güçlü talep gören bir ürün. Özellikle Orta Doğu ülkeleri ve bazı Asya pazarlarında Türkiye’nin yumurta ihracatı son yıllarda artış eğiliminde.
İkinci olarak, yumurta üretimi tavuk eti üretimine göre daha kısa sürede üretim artışı sağlayabilen bir alan. Bu nedenle üreticiler piyasa koşullarına daha hızlı uyum sağlayabiliyor.
Üçüncü önemli faktör ise yem maliyetleri. Yem fiyatlarındaki oynaklık, üreticilerin bazı dönemlerde yumurta üretimine yönelmesine neden olabiliyor. Çünkü yumurta üretimi, bazı işletmeler için daha sürdürülebilir nakit akışı sağlayabiliyor.
SEKTÖRÜN EKONOMİK ÖNEMİ ARTIYOR
Kümes hayvancılığı Türkiye’nin gıda sektöründe stratejik bir konuma sahip. Tavuk eti ve yumurta, hem uygun fiyatlı protein kaynağı olması hem de geniş üretim ağı sayesinde tüketiciler için önemli bir gıda ürünü.
Sektör aynı zamanda:
Bu nedenle kümes hayvancılığındaki üretim eğilimleri yalnızca tarım sektörünü değil, genel gıda enflasyonu ve tüketici fiyatlarını da yakından etkiliyor.
ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE NELER BEKLENİYOR?
Uzmanlara göre 2026 yılı boyunca kümes hayvancılığı sektöründe üç temel faktör belirleyici olacak:
Bu dinamikler dikkate alındığında, sektörün yıl boyunca ılımlı bir üretim artışı sergilemesi bekleniyor. Özellikle yumurta üretimindeki büyümenin sürmesi halinde Türkiye’nin küresel yumurta ticaretindeki konumunun daha da güçlenmesi olası görünüyor.
SONUÇ
2026 yılının ilk ayına ilişkin veriler, Türkiye’de kümes hayvancılığı sektörünün büyümesini sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Tavuk eti üretimi sınırlı bir artış gösterirken, yumurta üretimindeki çift haneli büyüme sektörün yönünü belirleyen en önemli gelişme olarak öne çıkıyor.
Gıda güvenliği, uygun fiyatlı protein ihtiyacı ve ihracat fırsatları dikkate alındığında, kümes hayvancılığı Türkiye tarımı içinde stratejik önemini korumaya devam edecek gibi görünüyor. Üretimdeki bu eğilimlerin yılın geri kalanında nasıl şekilleneceği ise hem maliyet koşullarına hem de küresel talep dinamiklerine bağlı olacak.
Kaynak: TÜİK
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-YazarFormun Üstü
Formun Altı