Çin, Aralık Ayındaki İhracat Rüzgarıyla 2025’te 1,2 Trilyon Dolarlık Rekor Dış Ticaret Fazlası Kaydetti

Ekonomist yazar
Not: Bu yazı, yazarın kişisel görüş ve değerlendirmelerini içermektedir.

2025 yılı, Çin ekonomisi için dış ticaret açısından tarihi bir dönüm noktası oldu. Resmî gümrük verilerine göre ülke, aralık ayında beklenenden güçlü ihracat performansı sayesinde yıllık toplamda yaklaşık 1,19–1,2 trilyon dolar seviyesinde dış ticaret fazlası elde ederek tarihin en yüksek rakamına ulaştı. Bu değer, küresel ekonomik aktörler arasında dikkat çeken bir güç göstergesi olduğu kadar Çin’in bir kez daha dış talebin motor gücü haline geldiğini de ortaya koydu. 

Aralık 2025’te ihracat artışı beklentileri aştı. Gümrük verileri, aralık ayında ihracatın bir önceki yılın aynı dönemine göre %6,6 oranında artış gösterdiğini, ithalatın ise %5,7 artarak piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleştiğini ortaya koydu. Bu sonuçlar, ekonomik yavaşlama ve küresel talep zayıflığı ortamında Çin’in dış ticaretteki gücünün korunduğunu işaret ediyor. 

Aralık ayındaki bu iyileşme, yıl genelindeki ekonomik eğilimlerle birleştiğinde toplam ihracatın yaklaşık 3,77 trilyon dolar seviyesine çıkmasını sağladı. Buna karşın ithalat ise yaklaşık 2,58 trilyon dolarda kaldı; bu da ticaret fazlasının genişlemesinde temel makroekonomik gösterge oldu. 

Ticaret Fazlasında Tarihi Artış: Aralık’tan Genel Yıla Uzanan Süreç

Çin’in dış ticaret fazlasının 1 trilyon dolar barajını ilk kez aştığı tarih Kasım 2025 olarak kayıtlara geçti ve aralık ayında da bu ivme korunarak yıl sonu toplam fazlası yaklaşık 1,19 trilyon dolar ile kapandı. Bu durum, ülke tarihinde bir ilki ifade ediyor. 

Bu rekor artışta ticaret ortaklarının çeşitlendirilmesi önemli rol oynadı. Özellikle ABD’ye ihracatlar düşüş gösterirken Çin, alternatif pazarlarda payını artırmayı başardı. ABD pazarına ihracat yıl boyunca daralırken, Avrupa Birliği başta olmak üzere Güneydoğu Asya, Afrika ve Latin Amerika gibi bölgelere yönelik ihracat artışı dikkat çekti. Bu da Çin’in küresel arz zincirindeki esnek konumunu güçlendirdi. 

2025 boyunca, Çin’in ihracatı 5,5% civarında artış kaydederken, ithalat neredeyse dış talebin altında kalarak ülkenin net dış ticaret fazlasını önemli ölçüde yukarı çekti. Özellikle imalat ürünleri, elektronik mallar, otomotiv parçaları ve teknoloji ürünleri Çin’in ana ihracat kalemlerini oluşturdu. 

ABD ile Ticaret Gerilimi ve Çin’in Alternatif Stratejisi

2025 yılı küresel ticarette yeni gerilimlerle geçti. ABD’nin yeniden artan tarifeleri ve ticaret korumacılığı politikaları, Çin’in ABD pazarına yönelik ihracatını zayıflattı. Aralık ayında Çin’in ABD’ye ihracatı yıl boyunca %20–30 oranında düşüş gösterdiği raporlara yansıdı. Ancak Çinli üreticiler, bu kaybı diğer bölgelere yoğunlaşarak telafi etti. 

Bu ticari gerilimler ABD ile Çin arasında süregelen ekonomik rekabeti yeniden ön plana çıkardı. ABD tarafı, tarifeler aracılığıyla ihracatı kontrol etmeye çalışırken, Çinli üreticiler dünya genelinde yeni pazarlar bularak ve mevcut pazar paylarını artırarak bu baskıya karşı direnç gösterdi. Özellikle gelişmekte olan piyasalarda Çin mallarının talebi artarken, Avrupa ve Güneydoğu Asya da önemli ihraç bölgeleri olarak öne çıktı. 

Bu stratejik yönelim, Çin’in küresel ticaret ağında bağımlılığı bölgesel olarak yeniden şekillendirdi. Çin ürünleri, ABD pazarında daralırken Avrupa, ASEAN ülkeleri, Afrika ve Latin Amerika pazarlarında artan talep ile yeni ticari dengeler oluştu. 

Ekonomik Yansımalar ve Global Endişeler

Çin’in dış ticaret fazlasında rekor kırması, ekonomide dış talep odaklı bir büyüme modelinin sürdüğünü gösteriyor. Ancak bu durumun uzun vadeli etkileri tartışmalı. Bazı ekonomi uzmanları, bu yüksek ticaret fazlasının Çin’in iç talebinin zayıf olduğuna işaret ettiğini belirtiyor. Çünkü ithalatta görece sınırlı artış, yerel tüketim talebinin düşük seyrettiğini gösteriyor. 

Diğer taraftan, bu büyük dış ticaret fazlası küresel ticaret partnerlerinde dengesizlik endişeleri yarattı. Özellikle gelişmiş ekonomiler, Çin’in ihracat yapısının diğer ülkelerin üreticileri üzerinde baskı oluşturabileceğini ifade ederek ticaret politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. 

Uluslararası örgütler ve ekonomik analistler, Çin’in bu performansını küresel ekonomide fiyat rekabeti, üretim kapasitesinin yüksekliği ve ihracat odaklı politikaların sonucu olarak değerlendiriyor. Ancak bu durumun sürdürülebilirliği, küresel talep koşulları ve Çin’in iç ekonomisini canlandırma çabalarıyla doğrudan bağlantılı olacak. 

Sonuç: Yeni Bir Dönemin Başlangıcı mı?

2025, Çin için dış ticaret alanında yeni bir dönemin başlangıcı olarak tarihe geçti. Aralık ayındaki güçlü ihracat performansı, ülkenin küresel ticaretteki etkisini bir kez daha ortaya koyarken, toplamda 1,2 trilyon doları aşan ticaret fazlası rekoru, ekonomik ve jeopolitik denklemleri yeniden şekillendirdi. Çin ekonomisi, ticaret stratejilerini çeşitlendirme başarısıyla küresel rekabette esnekliğini korurken, iç talebi güçlendirme gibi yapısal reformlara odaklanma ihtiyacı da giderek netleşiyor. 

Bu rekor seviyenin dünya ticaretine etkileri, diğer büyük ekonomilerin politik tepkileri ve Çin’in 2026 stratejilerine bağlı olarak önümüzdeki dönemde daha derin analizlere konu olmaya devam edecek.

Kaynak: Euronews

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

Yayınlama: 16.01.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.