DHL e-Ticaret Trendleri Raporu : e-ticarette İadeler 62,5 Milyar Dolarlık Küresel Yük Oluşturdu

Giyim ürünlerinde iade oranları yüzde 90’a ulaşırken küresel iade hacmi 62,5 milyar doları buldu. DHL, iadeleri sürdürülebilir lojistikle yönetiyor.

DHL e-Ticaret Trendleri Raporu : e-ticarette İadeler 62,5 Milyar Dolarlık Küresel Yük Oluşturdu

Bazı giyim ürünlerinde iade oranları yüzde 90’a ulaştı; bu da küresel olarak 62,5 milyar dolarlık bir hacim yaratıyor
DHL E-Ticaret Trendleri Raporu’na göre, alışveriş yapanların yüzde 79’u kötü iade politikaları nedeniyle alışverişi tamamlamıyor
DHL, online alışverişin bir parçası haline gelen iadeleri daha sürdürülebilir şekilde yönetmek için 42.000 elektrikli araç ve 170.000 teslimat noktası kullanıyor. DHL ReTurn Network, Kuzey Amerika’da e-ticaret iadelerinden karmaşık stok fazlası ürünlere kadar her şeyi yöneten stratejik konumdaki 11 tesiste faaliyet gösteriyor.

Yoğun tatil alışveriş sezonu sona ererken, küresel lojistik sektörü için “İade Sezonu” başladı. E-ticaret tedarik zincirinin bu aşaması giderek daha kritik bir rol oynuyor. Geçtiğimiz birkaç yıl içinde iadeler, bir maliyet kalemi olmaktan çıkıp ön saflarda yer alan stratejik bir rekabet unsuruna dönüştü. DHL’in 2025 E-Ticaret Trendleri Raporları ve güncel operasyonel verilere göre, artık küresel ticaretin kazananları iadeleri ortadan kaldırmaya çalışanlar değil, değer döngüsünü en iyi şekilde yönetenler. Bu yaklaşım, küresel ağını ve çeşitli yetkinliklerini kullanarak büyüyen dijital pazarda kapsamlı, verimli ve sürdürülebilir e-ticaret çözümleri sunmayı hedefleyen DHL Group’un 2030 Stratejisinin de temel başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. İadeler artık tüketici beklentisinin ayrılmaz bir parçası haline geldiği için sektörün odağı da onları en verimli ve sürdürülebilir şekilde kimin yönettiğine kaymış durumda.

DHL eCommerce Türkiye CEO’su Kağan Gündüz, konuyla ilgili olarak, “Lojistik, e-ticaretin büyümesinde en temel unsurlardan biri haline geldi. Müşteri deneyiminde hız, izlenebilirlik, esneklik ve dijital çözümler, en az teslimatın kendisi kadar belirleyici durumda. Hazırladığımız raporlar da teslimat ve iade süreçlerinin satın alma kararında kritik rol oynadığını açıkça ortaya koyuyor. Biz de DHL eCommerce olarak güçlü operasyonel altyapımızı, sahadaki deneyimli ekibimizi ve dijitalleşme odağımızı bir araya getirerek, daha verimli, erişilebilir ve kullanıcı dostu çözümler sunuyoruz. Hizmetlerimizle işletmelerin teslimat ve iade süreçlerini rekabet avantajına dönüştürmesine destek oluyoruz. Türkiye’den dünyanın 220’yi aşkın ülkesine erişimi kolaylaştırmak, yerel üreticileri ve KOBİ’leri global e-ticaret ekosistemine entegre etmek ve Türkiye’nin bu alandaki gücünü artırmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz.” dedi.

DHL Supply Chain Türkiye Genel Müdürü Buket Cox ise “Türkiye, güçlü üretim kapasitesi ve hızla büyüyen e-ticaret ekosistemine sahip. Bu da çevik, sürdürülebilir ve verimli işleyen tedarik zinciri operasyonlarının kritik önemini artırıyor. DHL Supply Chain Türkiye olarak online alışverişte tüketici beklentilerinin ‘hız’ ve ‘kolaylık’ etrafında şekillenmesine paralel olarak iade süreçlerini bir yük olmaktan çıkarıp, verimli bir operasyona dönüştürüyoruz. İleri teknolojiyle desteklenen operasyonlarımız, elektrikli araç filomuz, ürün güvenliği ve bütünlüğünü koruyan faaliyetlerimizle global ağımızı gücünü de arkamıza alarak hem yerel perakendecilerimizin müşteri memnuniyetini artırmasına yardımcı oluyor hem de sürdürülebilirlik hedeflerine somut katkı sağlıyoruz.” şeklinde konuştu.

Sürdürülebilirliği lojistik firmaları sağlıyor

Moda sektöründe iadeler, bazı alanlarda iş modelinin kendisi haline gelmiş durumda. “Bracketing” olarak da bilinen, tüketicilerin bir ürünü birden fazla beden veya renkte ürünü sipariş etme alışkanlığı, ortalama iade oranlarını yüzde 50’nin üzerine taşıyor. IHL Group’un bracketing raporuna göre, kadın elbiseleri gibi kategorilerde iade oranları yüzde 90’a kadar ulaşabiliyor.

Bu kadar yüksek iade oranları söz konusu olduğunda, bir markanın kârlılığı ve sürdürülebilirlik performansı, büyük ölçüde iade lojistiğini yöneten sağlayıcının altyapısına bağlı hale geliyor. DHL, bunu küresel çapta 42.000 elektrikli araç ve yaklaşık 170.000 erişim noktasından oluşan yoğun bir ağ ile desteklenen sürdürülebilir operasyon yatırımıyla yönetiyor. Ev dışı teslimat (out-of-home) noktaları sayesinde iadelerin kat ettiği mesafe kısalırken müşteri deneyimi de iyileşiyor. Ayrıca DHL’in etiketsiz iade çözümü, tüketicilerin yalnızca bir QR kod ile iade yapmasına imkân tanıyarak hem kâğıt israfını azaltıyor hem de Z Kuşağı gibi dijital odaklı kuşakların beklentilerini karşılıyor.
Bu yüksek hacim, uzmanların “Görünmez Değer Havuzu” olarak adlandırdığı, küresel ölçekte yıllık yaklaşık 62,5 milyar dolarlık bir potansiyel gelir alanı da yaratıyor. Bu rakam, iade edilen ürünlerin varlık olarak değerlendirilmek yerine atık olarak görülmesi nedeniyle kaybedilen değeri temsil ediyor. Sistematik kontrol, yenileme ve yeniden satış süreçleri sayesinde şirketler, düşük değerli bertaraf yollarına gidecek ürünlerden ciddi kazanç sağlayabiliyor. ABD’de Ulusal Perakendeciler Federasyonu’na (NRF) göre 2024’te perakende iadeleri 890 milyar dolara ulaşırken, iade edilen ürünlerin ölçeği birçok perakendeciyi tedarik zinciri dayanıklılığını yeniden düşünmeye zorluyor.

“Vazgeçmek İçin Tıkla” Israrı

DHL e-Ticaret Trendleri Raporu: Shopper Edit verileri, sorunsuz bir iade sürecinin satın alma kararındaki en önemli güç olduğunu gösteriyor. Online alışveriş yapanların yüzde 79’u, iade politikası beklentilerini karşılamıyorsa satın alma işleminden vazgeçiyor. İşletmeler genellikle “taşıma sırasında hasar” durumunu öne sürse de alışveriş yapanlar iade sebeplerinin çoğunlukla yanlış beden seçimi (yüzde 54) ve düşük ürün kalitesi (yüzde 55) olduğunu belirtiyor.

DHL eCommerce CEO’su Pablo Ciano, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “İadeler artık onlin e alışverişin kaçınılmaz bir parçası. Veriler, tüketicilerin ‘hibrit’ bir deneyim istediğini gösteriyor. Yani online satın alıp, yaygın bir teslimat dolabı ağı veya servis noktası üzerinden iade etmek istiyorlar. Avrupa genelinde yaklaşık 170.000 erişim noktamız ve Z Kuşağı’nın yüzde 32’sinin tercih ettiği etiketsiz iade gibi dijital çözümlerimizle bu talebi karşılıyoruz. Bu, sadece kolaylık sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda taşıma mesafelerini kısaltma hedefimizi de doğrudan destekliyor.”

Döngüsel Tedarik Zincirini İnşa Etmek: DHL ReTurn Network

DHL, iadeleri bir “maliyet merkezi” olmaktan çıkarmak için dünyanın en büyük perakende pazarlarından birinde uzmanlaşmış DHL ReTurn Network ağını ölçeklendirdi. Inmar Supply Chain Solutions’ın satın alınmasının ardından bu ağ, Kuzey Amerika’da e-ticaret iadelerinden karmaşık stok fazlası ürünlere kadar her şeyi yöneten stratejik konumdaki 11 tesiste faaliyet gösteriyor. DHL, sipariş yönetim ve iade operasyonlarını aynı yerde toplayarak, iade edilen ürünlerin bazen aynı gün içinde incelenmesine, yeniden stoklanmasına ve yeniden satışa sunulmasına olanak tanıyor. Bu da stokların “boşta kalma süresini” önemli ölçüde azaltıyor ve ürünlerin atık haline gelmesini engelliyor.

DHL Supply Chain EMEA CEO’su Hendrik Venter, “Verimli bir tedarik zinciri, başarılı her iade stratejisinin omurgasıdır. DHL ReTurn Network aracılığıyla sadece kutuları hareket ettirmiyor, ürünleri yeniden pazara kazandırıyoruz. Programlarımız, ürünleri ikincil pazarlar için gruplandırarak atık sahalarına gitmek yerine tedarik zincirinde kalmalarını sağlıyor. Bu yaklaşım, perakendecilerin bir ürünün yeniden satış değerinin yüzde 90’ına kadarını kazanmalarına olanak tanıyarak verimsiz envanteri tekrar gelire dönüştürüyor. DHL ile sürdürülebilirlik ve kârlılık aynı madalyonun iki yüzüdür,” şeklinde konuştu.

Yayınlama: 19.01.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.