AB’nin Avrupa’lı Şirketler için Sınırları Kaldırma Planı

Ekonomist yazar
Not: Bu yazı, yazarın kişisel görüş ve değerlendirmelerini içermektedir.

AB’NİN AVRUPALI ŞİRKETLER İÇİN SINIRLARI KALDIRMA PLANI

Avrupa Birliği uzun süredir tek pazarın potansiyelini tam anlamıyla hayata geçiremediği eleştirileriyle karşı karşıya. Malların, sermayenin ve hizmetlerin serbest dolaşımı kâğıt üzerinde mümkün olsa da şirketler söz konusu olduğunda ulusal sınırlar hâlâ ciddi birer engel niteliği taşıyor. Bir üye ülkede kurulan bir şirketin başka bir ülkede faaliyet göstermesi, şube açması ya da merkezini taşıması; farklı şirketler hukuku rejimleri, vergi uygulamaları, muhasebe standartları ve idari prosedürler nedeniyle maliyetli ve karmaşık olabiliyor. İşte bu tabloyu değiştirmeyi hedefleyen yeni bir girişim son dönemde Brüksel’de daha sık dile getiriliyor: EU-INC.

EU-INC (European Union Incorporated Company), Avrupa Birliği’nin Avrupalı şirketler için “fiilî sınırları” kaldırma iddiasının somutlaşmış hâli olarak görülüyor. Amaç, şirketlerin AB genelinde tek bir tüzel kişilik statüsüyle faaliyet gösterebilmesini sağlamak; yani şirket kurmayı, büyütmeyi ve sınır ötesi ölçeklenmeyi ABD’deki “Delaware şirketi” kadar kolay ve öngörülebilir hâle getirmek.

Tek Pazarın Eksik Halkası: Şirketler

AB tek pazarı, tüketiciler açısından büyük ölçüde işler durumda. Bir Avrupalı vatandaş başka bir ülkeden çevrim içi alışveriş yapabiliyor, seyahat edebiliyor, yatırım fonlarına erişebiliyor. Ancak şirketler için durum aynı ölçüde sorunsuz değil. Bugün bir girişimci Almanya’da kurduğu şirketi Fransa’da büyütmek istediğinde, genellikle iki seçenekle karşılaşıyor: Ya Fransa’da ayrı bir tüzel kişilik kuracak ya da karmaşık şube ve temsilcilik yapılarıyla uğraşacak.

Bu durum özellikle start-up’lar, teknoloji şirketleri ve yenilikçi KOBİ’ler için ciddi bir engel. Erken aşamadaki firmalar için hukuki danışmanlık, farklı ülke mevzuatlarına uyum ve idari süreçler, büyümenin önüne geçen bir maliyet unsuru hâline geliyor. Sonuçta birçok Avrupalı girişim, küresel ölçekte büyüme hedefiyle ABD ya da Birleşik Krallık merkezli yapıları tercih ediyor. AB açısından bu durum hem sermaye hem de yetenek kaybı anlamına geliyor.

EU-INC tartışmaları tam da bu noktada devreye giriyor: Avrupa, kendi içinde neden tek bir “şirket alanı” oluşturamasın?

EU-INC Nedir?

EU-INC, AB düzeyinde tanımlanacak yeni bir şirketleşme rejimi olarak tasarlanıyor. Bu yapı, üye ülkelerin mevcut şirket türlerinin (örneğin GmbH, SARL, S.p.A. gibi) yerine geçmeyi değil; onlara ek, gönüllü bir seçenek sunmayı hedefliyor. Literatürde bu tür düzenlemeler “28. rejim” olarak anılıyor; yani 27 üye ülkenin ulusal hukukunun yanında, AB’ye özgü ortak bir çerçeve.

EU-INC kapsamında kurulan bir şirket:

  • AB genelinde tek bir tüzel kişilik olarak tanınacak,
  • Merkezini ya da faaliyetlerini başka bir üye ülkeye taşırken yeniden kuruluş sürecine girmeyecek,
  • Ortak asgari kurallara dayanan, sade ve dijitalleştirilmiş bir şirketler hukuku rejimine tabi olacak.

Bu yönüyle EU-INC, şirketlerin “Avrupa vatandaşı” olmasını hedefleyen bir model olarak öne çıkıyor.

Avrupa Şirketi’nden (SE) Farkı Ne?

AB, geçmişte de benzer bir adım atmıştı: Societas Europaea (SE), yani Avrupa Şirketi statüsü. Ancak SE modeli pratikte sınırlı kaldı. Çünkü SE kurmak yüksek sermaye gerektiriyor, karmaşık yapılar içeriyor ve özellikle küçük-orta ölçekli şirketler için cazip bir seçenek oluşturmuyordu.

EU-INC ise bu deneyimden ders almayı amaçlıyor. Hedef, büyük çok uluslu şirketlerden ziyade, büyüme potansiyeli olan genç firmalar ve KOBİ’ler. Daha düşük sermaye gereksinimi, basitleştirilmiş yönetişim kuralları ve dijital süreçler EU-INC’in ayırt edici özellikleri arasında sayılıyor.

Ekonomik Mantık: Neden Şimdi?

AB ekonomisi son yıllarda iki temel sorunla karşı karşıya: düşük verimlilik artışı ve küresel rekabette geride kalma riski. ABD’de ve Asya’da şirketler çok daha hızlı ölçeklenebilirken, Avrupa’da şirketler çoğu zaman ulusal sınırların içinde sıkışıp kalıyor.

EU-INC savunucularına göre, ortak bir şirketleşme rejimi:

  • Sermaye piyasalarının entegrasyonunu hızlandıracak,
  • Girişim sermayesinin sınır ötesi yatırımlarını kolaylaştıracak,
  • Yenilikçi firmaların AB içinde kalmasını teşvik edecek.

Bu yönüyle EU-INC, sadece hukuki bir düzenleme değil; rekabet gücünü artırmaya yönelik stratejik bir ekonomi politikası aracı olarak görülüyor.

Üye Devletler Açısından Endişeler

Her entegrasyon adımında olduğu gibi EU-INC de tartışmasız değil. Bazı üye ülkeler, ulusal şirketler hukuku üzerindeki yetkilerinin aşınmasından endişe ediyor. Özellikle işçi hakları, şirket yönetişimi ve vergi konularında “en düşük ortak payda” riskine dikkat çekiliyor.

Bir başka kaygı ise düzenleyici rekabet. Eğer EU-INC rejimi çok esnek tasarlanırsa, şirketlerin bu yapıyı kullanarak sosyal ya da çevresel yükümlülüklerden kaçınabileceği iddia ediliyor. Bu nedenle Brüksel’deki tartışmalar, esneklik ile koruma arasındaki denge üzerinde yoğunlaşıyor.

Türkiye ve AB Çevresi İçin Ne Anlama Gelir?

EU-INC her ne kadar AB içi bir düzenleme olarak tasarlansa da etkileri AB sınırlarıyla sınırlı kalmayabilir. AB ile yoğun ticaret ilişkileri olan ülkeler açısından, Avrupa’daki şirketlerin daha hızlı ölçeklenmesi ve daha entegre hâle gelmesi rekabet koşullarını değiştirebilir. Ayrıca AB pazarına girmek isteyen üçüncü ülke firmaları için, EU-INC yapıları yeni ortaklık ve yatırım modelleri yaratabilir.

Sonuç: Avrupa İçin Yeni Bir Kurumsal Kimlik Arayışı

EU-INC tartışmaları, Avrupa Birliği’nin daha derin bir sorusuna işaret ediyor: AB sadece ortak bir pazar mı, yoksa ortak bir ekonomik kimlik mi inşa etmek istiyor? Şirketlerin hâlâ ulusal sınırlar içinde tanımlandığı bir yapı, küresel rekabette Avrupa’nın elini zayıflatıyor.

EU-INC hayata geçerse, Avrupalı şirketler ilk kez gerçekten “sınır ötesi” bir kimliğe kavuşabilir. Elbette bu süreç hızlı ve sorunsuz olmayacak. Hukuki detaylar, siyasi çekinceler ve ulusal çıkarlar masada kalmaya devam edecek. Ancak şurası açık: Avrupa, ekonomik geleceğini korumak istiyorsa, şirketler için sınırları yeniden düşünmek zorunda. EU-INC de bu arayışın en somut ve iddialı adımlarından biri olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Euronews

ZAFER ÖZCİVAN

Zaferozcivan59@gmail.com

 

 

Yayınlama: 04.02.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.