Cari Açıkta Yıllık 22 Milyar Dolar

Ekonomist yazar
Not: Bu yazı, yazarın kişisel görüş ve değerlendirmelerini içermektedir.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı Ekim 2025 ödemeler dengesi verileri, ekonomide dış dengeye ilişkin kırılganlıkların azaldığını ancak tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor. Aylık bazda 457 milyon dolarlık cari açık, genel görünümde dramatik bir bozulmaya işaret etmese de yıllıklandırılmış 22 milyar dolarlık cari açık, ekonominin hâlâ dış finansmana bağımlı yapısını koruduğunu ortaya koyuyor.
► Alt Kalemlerin Derin Analizi
1. Mal Dengesi (Dış Ticaret Açığı): İthalatın Kompozisyonu Değişiyor
Ekimde dış ticaret açığında azalma görülmesine rağmen hâlâ cari açığın ana belirleyicisi mal dengesi. Buradaki önemli ayrıntı, ithalatın niteliğinin değişmesi:
Tüketim malı ithalatı geriliyor: İç talepteki soğuma ve yüksek faiz, özellikle dayanıklı tüketim malları ithalatını aşağı çekiyor.
Ara malı ithalatı hâlâ yüksek: Sanayi üretimindeki pozitif momentum ve Avrupa pazarındaki kısmi toparlanma ara malı talebini canlı tutuyor.
Enerji ithalatında yatay seyir: Brent petrolün yıl içinde agresif artış göstermemesi, 2022–2023 dönemindeki şoklara kıyasla ciddi bir avantaj yaratıyor.
Bu tablo, Türkiye’nin dış ticaret açığı verirken dahi üretime dayalı ara malı ithalatının devam ettiğini, yani açığın bir kısmının “yatırım–üretim kaynaklı” olduğuna işaret ediyor.

2. Hizmetler Dengesi: Turizmde Çeşitlenen Pazarlar

Hizmet gelirleri 2025’in en önemli dengeleyici unsurlarından biri olmaya devam ediyor. Burada özellikle üç ana dinamik öne çıkıyor:
Rusya–Ortadoğu hattı güçlü: Avrupa ekonomilerindeki zayıflığa karşın alternatif pazarlardan gelen turist sayısı yüksek.
Kültür, sağlık ve spor turizmi payını artırıyor: 2024’ten itibaren sağlık turizminde agresif bir artış var; hasta başı harcama klasik turiste kıyasla 5–8 kat daha yüksek.
Yurtdışına seyahat eden Türklerin sayısında düşüş: Kur seviyelerinin yüksekliği yurtdışı turizmi frenledi; bu da hizmet kalemi açısından avantaj yarattı.
Sonuç olarak, hizmet gelirleri cari açığın temel tamponu olmaya devam ediyor.

3. Altın ve Enerji Hariç Cari Denge: Ekonomik Normalleşmenin Temel Göstergesi

Ekim ayında 7 milyar 28 milyon dolarlık rekor çekirdek fazla, özellikle ekonomi yönetiminin izlediği sıkılaştırma politikalarının etkisini net biçimde yansıtıyor.
Bu veri bize şunları söylüyor:
İç talep kontrollü biçimde yavaşlıyor.
Altın ithalatındaki sınırlamalar etkili.
Enerji fiyatlarındaki yatay seyir cari dengeyi rahatlattı.
İhracat talebi zayıf olsa da daha katma değerli ürünlerde artış var.
Bu tablo orta vadede “cari denge sürdürülebilir mi?” sorusuna olumlu bir zemin yaratıyor; ancak bunun kalıcı olması için yapısal reformların kritik rolü bulunuyor.

Yıllık 22 Milyar Dolarlık Açığın Ekonomik Anlamı

Yıllık cari açığın 22 milyar dolara yükselmesi iki yönlü okunmalı:
Olumlu yönü:
2021–2023 dönemlerinde 40–55 milyar dolar bandına çıkabilen cari açıkla karşılaştırıldığında daha yönetilebilir bir seviyede.
Turizm gelirleri güçlü olduğu sürece finansman ihtiyacı daha kolay karşılanabilir.
Portföy girişleri ve euro Bond ihraçları sayesinde finansman kanalları genişliyor.
Olumsuz yönü:
Küresel faizlerin yüksek seyrettiği bir dönemde dış finansmana bağımlılık hâlâ yüksek maliyet üretiyor.
Jeopolitik riskler (Kızıldeniz krizi, enerji arz güvenliği) açığın hızla büyümesine neden olabilir.
Avrupa talebi toparlanmazsa ihracat artışı sınırlı kalır.

Bu nedenle cari açık kritik bir eşikte, ancak mevcut görünüm ani kırılganlık riskini minimalize ediyor.

Finansman Kalitesi: Daha Sağlıklı Bir Kompozisyon

2025’in ikinci yarısından itibaren finansman kalitesinde kayda değer bir iyileşme mevcut:
Doğrudan yatırımlar hâlâ düşük, ancak negatife dönmüş değil.
Portföy yatırımları güçlendi: Yabancı ilgisinin geri dönmesi risk primini düşürdü.
Swap dışında net girişler arttı: Bu, Merkez Bankası rezervlerine gerçek bir katkı anlamına geliyor.
Finansman yapısının uzun vadeli ve daha istikrarlı kalemlere kayması, 22 milyar dolarlık açığın etkisini azaltan en kritik faktörlerden biri.

Önümüzdeki Döneme İlişkin Riskler ve Olasılıklar

1. Kış ayları enerji faturasını yükseltecek
Doğal gaz tüketimi arttığı için Aralık–Mart döneminde aylık cari açıkta dalgalanma görülebilir.
2. Küresel büyüme 2025’te zayıf
Avrupa’daki durgunluk ihracatı sınırlamaya devam edecek; ABD’deki yumuşama ise küresel ticareti bir miktar destekleyebilir.
3. İç talepteki yavaşlama devam edecek
TCMB’nin sıkı duruşu sürdükçe tüketim ithalatı aşağı yönlü baskılanacak; bu durum 2025 ortasında cari dengeyi iyileştirebilir.
4. Jeopolitik riskler en büyük bilinmez
Enerji arzı ve navlun maliyetleri, Suriye–Kızıldeniz–Karadeniz hattındaki gerilimlere son derece duyarlı.

Sonuç: Cari Denklemin Kritik Eşiği
Türkiye ekonomisi dış denge açısından hâlâ kırılgan olsa da 22 milyar dolarlık yıllık cari açık, önceki yıllara göre daha sürdürülebilir bir yapıya işaret ediyor. Altın ve enerji hariç fazla rakamı ekonominin “çekirdek dengesinin” sağlandığını gösteriyor. Ancak kalıcı bir iyileşme için:
İhracatta yüksek katma değer,
Enerji verimliliği,
Tedarik zinciri çeşitlendirmesi,
Teknoloji yoğun üretim payının artması
Gibi yapısal unsurlar belirleyici olmaya devam edecek.

ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar
Zaferozcivan59@gmail.com

Yayınlama: 15.12.2025
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.