Ekonomide Kasımın İlk Haftası

Ekonomist yazar
Not: Bu yazı, yazarın kişisel görüş ve değerlendirmelerini içermektedir.

2-7 Kasım 2026 haftası, Türkiye ekonomisi ve küresel piyasalar açısından oldukça hareketli gelişmelere sahne oldu. Yurt içinde ekim ayı enflasyon rakamları, yatırım fonlarına yönelik soruşturma, borsa hareketleri ve ekonomik güven tartışmaları öne çıkarken, uluslararası piyasalarda ABD ara seçimleri, Fed beklentileri, İngiltere Merkez Bankasının faiz kararı ve ABD istihdam verileri gündemin belirleyici başlıkları oldu.

Haftanın en önemli ekonomik gelişmesi, Türkiye’de ekim ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıydı. TÜİK verilerine göre tüketici fiyatları ekim ayında aylık yüzde 2,58 arttı. Yıllık enflasyon ise eylül ayındaki yüzde 29,73 seviyesinden yüzde 29,77’ye yükseldi. Bu rakamlar, enflasyonda düşüş sürecinin henüz kalıcı ve güçlü bir zemine oturmadığını gösteriyor. Özellikle gıda, kira, ulaştırma ve temel tüketim harcamaları vatandaşın bütçesi üzerindeki baskısını sürdürüyor.

Burada dikkat edilmesi gereken konu, yıllık enflasyonun sınırlı yükselişinden çok aylık fiyat artışlarının hızlanmasıdır. Çünkü enflasyonla mücadelede önemli olan yalnızca yıllık oranın gerilemesi değil, fiyat artışlarının toplumun bütün kesimleri açısından hissedilir biçimde yavaşlamasıdır.

FON PİYASALARINDA GÜVEN SINAVI

Haftanın bir diğer önemli gündemi yatırım fonlarına yönelik soruşturmalardı. Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmeler, yatırımcı güveninin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Soruşturma kapsamında eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya hakkında tutuklama kararı verilmesi, konunun ekonomik ve hukuki boyutunu daha da öne çıkardı.

Fon piyasalarında yaşanan gelişmeler yalnızca yatırımcıların portföylerini ilgilendirmiyor. Aynı zamanda Türkiye’nin finansal sistemine duyulan güven, sermaye piyasalarının derinliği ve yabancı yatırımcıların Türkiye değerlendirmesi açısından da önem taşıyor. Şeffaflık, denetim ve hesap verebilirlik bu süreçte temel unsurlar olmalıdır.

S&P Dow Jones Indices’in Türkiye’yi ilgilendiren endeks değişikliklerini dondurma kararı da bu açıdan dikkat çekiciydi. Kurumun hisse sahipliği şeffaflığı ve piyasanın yapısal sorunlarına ilişkin değerlendirmeleri, uluslararası yatırımcı algısının iyileştirilmesi gerektiğini gösteriyor.

BORSA VE FİNANSAL PİYASALARDA HAREKETLİLİK

Hafta boyunca Borsa İstanbul’da olumlu bir görünüm dikkat çekti. İş Bankası haftalık piyasa değerlendirmesine göre BIST 100 endeksi 30 Ekim’deki 10.760 seviyesinden 5 Kasım’da 11.333 puana yükselerek haftalık yüzde 5,3 artış gösterdi. Türkiye’nin beş yıllık CDS primi 258 baz puandan 250 baz puana geriledi.

İki yıllık gösterge tahvil faizi yüzde 39,72’den yüzde 39,43’e inerken dolar/TL kuru 49,93 seviyesinden 49,97 seviyesine çıktı. Bu gelişmeler, finansal piyasalarda olumlu fiyatlamaların yanında temkinli duruşun da sürdüğünü gösteriyor.

Altın fiyatları uluslararası piyasalarda yüzde 5,5 yükselirken ons altın 4.087 dolara ulaştı. Brent petrol ise yüzde 13,3 gerileyerek 98,3 dolara indi. Petrol fiyatlarındaki düşüş, enerji ithalatçısı Türkiye açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ancak bunun akaryakıt ve üretim maliyetlerine yansıması yakından izlenmelidir.

ABD SEÇİMLERİ VE KÜRESEL EKONOMİ

ABD’de gerçekleştirilen ara seçimlerde Demokratların iki yasama kanadında üstünlük sağlaması, küresel piyasalarda siyasi dengelere ilişkin yeni değerlendirmeleri beraberinde getirdi. Özellikle teknoloji ve yapay zekâ şirketlerinin hisselerinde satış baskısı görüldü.

ABD’de ekim ayı tarım dışı istihdamı 165 bin kişi artarak piyasa beklentilerinin üzerine çıktı. İşsizlik oranı ise yüzde 4,2’den yüzde 4,1’e geriledi. Güçlü istihdam verileri, Fed’in faiz indirimleri konusunda daha temkinli davranabileceği beklentisini güçlendirdi.

İngiltere Merkez Bankası da politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 4 seviyesine yükseltti. Bu karar, gelişmiş ekonomilerde enflasyonla mücadelenin henüz tamamlanmadığını gösteren önemli bir işaret oldu.

ÖNÜMÜZDEKİ HAFTANIN BEKLENTİLERİ

Türkiye ekonomisi açısından önümüzdeki dönemde en önemli gündem başlıkları enflasyonun seyri, TCMB’nin para politikası, rezervler, kredi koşulları ve yatırımcı güveni olacak. 12 Kasım’da açıklanacak TCMB Enflasyon Raporu da piyasalara önemli mesajlar verecek.

Benim değerlendirmeme göre kasım ayının ilk haftası, Türkiye ekonomisinin yalnızca fiyat istikrarı değil, finansal güven ve üretim kapasitesi açısından da önemli sınavlardan geçtiğini ortaya koydu. Enflasyonla mücadele, sadece faiz politikasıyla başarıya ulaşamaz. Üretim, verimlilik, rekabet, tasarruf ve mali disiplin birlikte ele alınmalıdır.

Sonuç olarak ekonomide güvenin yeniden tesis edilmesi, vatandaşın satın alma gücünün korunması ve reel sektörün finansmana erişiminin kolaylaştırılması büyük önem taşıyor. Önümüzdeki haftalarda açıklanacak veriler, yılın son dönemine ilişkin ekonomik beklentilerin şekillenmesinde belirleyici olacaktır.

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

Zaferozcivan59@gmail.com

 

Yayınlama: 08.11.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.