Ekonomide Süreklilik İçinde Esneklik

Ekonomist yazar
Not: Bu yazı, yazarın kişisel görüş ve değerlendirmelerini içermektedir.

Ekonomik tarih bize her büyük dönüşümün ardında iki kritik yeteneğin bulunduğunu gösteriyor: Süreklilik ve esneklik. İlk bakışta bu iki kavram birbirine zıt gibi görünse de günümüzün hızlanan belirsizlik çağında artık ayrılmaz bir bütün haline geldiler. Süreklilik, ekonomik aktörlerin istikrarlı bir yön duygusu oluşturmasını, stratejik bir hat üzerinde ilerlemesini sağlar. Esneklik ise o hattın gerektiğinde kırılmadan bükülebilmesini, değişen koşullar karşısında ayakta kalabilmesini mümkün kılar. Bugün küresel rekabet ortamında başarıyı belirleyen tam da bu ikisinin nasıl bir araya getirildiğidir.

Son yıllarda yaşanan pandemi, tedarik zinciri şokları, jeopolitik gerilimler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve yapay zekânın yarattığı teknolojik sıçrama, “düz çizgide ilerleme” döneminin kapandığını açık biçimde ortaya koydu. Artık ekonomilerin istikrarı, kırılgan olmayan fakat sabit de olmayan, çevik ama dağınık da olmayan bir yapıyı gerektiriyor. Kısacası, esneklik olmadan süreklilik, süreklilik olmadan da esneklik artık sürdürülebilir değil.

Sürekliliğin Gövdesi, Esnekliğin Kasları

Bir ekonomide süreklilik, güçlü kurumlarla, açık kurallarla, orta–uzun vadeli politikalardaki tutarlılıkla sağlanır. Vergi sisteminin öngörülebilir olması, yatırımcının yarın da bugünle benzer bir çerçevede karar verebilmesi, makroekonomik politikaların ani yön değişikliklerinden kaçınması, bu gövdeyi ayakta tutan temel kolonlardır.

Fakat esneklik aynı derecede önemlidir. Esnek olmayan bir ekonomi, bir anda fiyatlanan şoklar karşısında taş kesilir ve kolayca kırılır. İşgücü piyasalarında yeniden beceri kazandırma programları, dijital dönüşüme hızla adapte olabilen şirket modelleri, tedarik zincirlerinde çoklu kaynak stratejisi, para ve maliye politikalarının zamanında ve hedefe dönük ayarlanabilmesi… Bütün bunlar ekonomik esnekliğin kaslarını oluşturur.

Avrupa Merkez Bankası’nın uzun yıllardır vurguladığı gibi, süreklilik ancak “iyi ayarlı esneklikle” anlam kazanır. Ekonominin kas ve iskelet sistemi birlikte çalışmazsa, büyüme aniden durabilir ya da kırılganlaşabilir.

Kırılganlıkların Arttığı Çağda Esneklik Bir Sigorta Değeri Taşıyor

Bugünün dünyasında şirketler ve ülkeler tek bir doğru stratejiyle ilerleyemiyor. Teknoloji, enerji, ticaret ve finans alanlarında belirsizlik şiddetlendikçe, ekonomik esneklik artık sadece bir avantaj değil, var olma koşulu haline geldi. Ekonomistler bu yeni durumu “anticipatory resilience” yani önceden konumlanmış dayanıklılık olarak tanımlıyor. Sadece reaksiyon gösteren değil, değişimi öngörerek yastıklayan ekonomik mekanizmalar…

Örneğin dijital ekonomi, işletmelerin iş süreçlerini anlık olarak yeniden tasarlamasına izin veriyor. Bulut bilişim altyapısı, bir şirketin depolama ve işlem kapasitesini bir gün içinde katlayabilmesini sağlıyor. Yapay zekâ destekli tahmin modelleri, talep dalgalanmalarını daha erken fark etmeyi mümkün kılıyor. Tüm bunlar esnekliğin mikro düzeydeki örnekleridir.

Makro ölçekte ise çok daha stratejik bir tablo ortaya çıkıyor: Enerji arz güvenliği için hibrit kaynak portföyleri, dış ticaret politikalarında şoklara bağlı olarak yön değişikliğine izin veren esnek kuşaklar, maliye politikalarında hem istikrarı gözeten hem de gerektiğinde genişlemeye alan tanıyan çerçeveler… Bu dinamik yapı, sürekliliğin temelinde duran istikrarı sarsmadan yeni yollara girebilme kapasitesi sunuyor.

 

Ekonomik Politikalarda “Uyarlanabilir Süreklilik” Dönemi

Geleneksel ekonomi yönetimi çoğu zaman ya katı süreklilikten ya da sürekli değişimden yanaydı. Oysa günümüzde ana fikir değişti: Sürekliliği sağlayan çerçeve sabit, fakat o çerçevenin içindeki uygulamalar esnek ve uyarlanabilir olmalı. Bu yaklaşıma “uyarlanabilir süreklilik” deniyor. Politika yapıcılar için bu, makro çerçevenin üç temel sütununa dayanıyor:

İlkeler sabit, uygulama esnek olmalı.

Örneğin fiyat istikrarı ilkesi değişmez, fakat faiz politikası piyasa koşullarına göre değişebilir.

Kurumlar sürekli, süreçler çevik olmalı.

Bir düzenleyici kurumun görevi kalıcıdır, fakat süreçleri teknolojiye göre yenilenebilir.

Yatırım ortamı güven veren bir süreklikte olmalı, fakat sektörlere özgü teşvikler zamanla güncellenmelidir.

Bu çerçeve sayesinde ekonomiler hem yatırımcıyı ürkütmeyen bir öngörülebilirlik sağlar hem de şoklara karşı hızlı hareket edebilir.

Türkiye İçin Yeni Bir Rekabet Perspektifi

Türkiye ekonomisi son yıllarda küresel şoklardan fazlasıyla etkilenmiş olsa da aynı zamanda ciddi bir esnekliğe de sahip. Genç nüfus, teknolojik girişimciliğin canlılığı, şirketlerin uyum kapasitesi ve dış ticaretin bölgesel çeşitliliği bu esnekliğin temel kaynaklarıdır.

Ancak süreklilik tarafında eksikler de bulunuyor: Politika belirsizliklerinin azalması, orta vadeli planların daha güçlü sahiplenilmesi, kurumların karar süreçlerinde şeffaflığın artması, yatırımcı beklentilerinin daha tutarlı yönetilmesi… Tüm bunlar ekonomi politikasının “gövdesini” güçlendirecek adımlar olarak öne çıkıyor.

Türkiye’nin küresel rekabette öne geçebilmesi, bu iki yapının—süreklilik ve esnekliğin—birbirini güçlendirecek şekilde tasarlanmasına bağlı. Teknoloji yatırımlarının sürekliliği, ihracat stratejisinin esnekliği, mali istikrarın tutarlılığı ve işgücü becerilerinin yenilenme kapasitesi aynı resmin parçalarıdır.

Sonuç: Ekonominin Yeni Anahtarı Dengeli Esneklik

Ekonomide süreklilik içinde esneklik artık bir tercih değil, zorunluluk. Ülkeler, kurumlar ve şirketler bu ikisini ustaca bir araya getirdiğinde kırılgan olmayan, aynı zamanda yenilikçi ve rekabetçi bir yapıya kavuşuyor. Gelecek dönemlerin ekonomisini belirleyecek olan şey, belirsizlikleri tamamen ortadan kaldırmak değil; belirsizlikle birlikte hareket edebilecek bir ekonomik kas, bir stratejik omurga oluşturmak olacak.

Bugünün dünyasında başarı, çizgiyi bozmadan şekil değiştirebilmektir. Ekonomik esneklik, bu çizginin kırılmasını engeller; süreklilik ise o çizginin nereye gittiğini gösterir. İkisini birlikte düşünenler, belirsizlik çağının kazananları olacak.

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

Zaferozcivan59@gmail.com

Yayınlama: 25.01.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

error: Content is protected !!