6 Eylül 2026 tarihinde açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ın (OVP) en dikkat çekici başlıklarından biri de vergi gelirleri oldu. Program, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık mali yol haritasını ortaya koyarken, devletin en önemli gelir kaynağı olan vergilerde ciddi bir artış öngörüyor. Rakamlar büyüdükçe doğal olarak vatandaşın aklına şu soru geliyor: “Bu vergileri kim ödeyecek ve kişi başına düşen vergi ne kadar olacak?”
Öncelikle geçmiş yıllara bakmak gerekiyor. Merkezi yönetim bütçesinde vergi gelirleri 2021 yılında yaklaşık 1 trilyon 165 milyar TL, 2022 yılında 2 trilyon 353 milyar TL, 2023 yılında 4 trilyon 501 milyar TL, 2024 yılında 7 trilyon 305 milyar TL ve 2025 yılında 11 trilyon 49 milyar TL olarak gerçekleşti.
Bu tablo ilk bakışta olağanüstü bir artış gösteriyor. Ancak Türkiye’nin yüksek enflasyon yaşadığı bir dönemde nominal rakamların yükselmesi tek başına vergi yükünün aynı ölçüde arttığı anlamına gelmiyor. Fiyatlar yükseldikçe KDV, ÖTV ve diğer bazı vergilerin TL cinsinden tahsilatı da otomatik olarak büyüyor.
Yeni OVP’ye göre 2026 yılında genel bütçe vergi gelirlerinin 14 trilyon 585,7 milyar TL olması bekleniyor. Bu rakam 2027’de 19 trilyon 906 milyar TL, 2028’de 23 trilyon 973,1 milyar TL, 2029’da ise 27 trilyon 718,5 milyar TL olarak hedefleniyor. Böylece 2027-2029 döneminde toplam yaklaşık 71,6 trilyon TL vergi geliri toplanması planlanıyor.
Yıllara göre vergi tablosu
| Yıl | Vergi geliri | Kişi başına matematiksel ortalama* |
| 2021 | 1,165 trilyon TL | 13,8 bin TL |
| 2022 | 2,353 trilyon TL | 27,6 bin TL |
| 2023 | 4,501 trilyon TL | 52,7 bin TL |
| 2024 | 7,305 trilyon TL | 85,3 bin TL |
| 2025 | 11,049 trilyon TL | 128,3 bin TL |
| 2026 OVP | 14,586 trilyon TL | 169,0 bin TL |
| 2027 OVP | 19,906 trilyon TL | 230,6 bin TL** |
| 2028 OVP | 23,973 trilyon TL | 277,7 bin TL** |
| 2029 OVP | 27,719 trilyon TL | 321,3 bin TL** |
* Gerçek kişisel vergi ödemesi değildir; toplam vergi gelirinin nüfusa bölünmesiyle bulunan basit ortalamadır. 2025 nüfusu TÜİK’in 86 milyon 92 bin 168 kişilik yıl sonu nüfusudur; 2026 hesabında 1 Temmuz itibarıyla açıklanan 86 milyon 320 bin 602 kişi esas alınmıştır.
** Gelecek yıllar için yaklaşık 86,3 milyon nüfus varsayımıyla hesaplanmıştır.
Bu hesaplama, vergi gelirlerindeki artışın vatandaş açısından ne kadar büyük bir rakama dönüştüğünü göstermesi bakımından önemli. 2021’de kişi başına matematiksel vergi yükü yaklaşık 13,8 bin TL iken 2025’te 128,3 bin TL’ye çıkıyor. OVP’nin hedefleri gerçekleşirse 2029’da bu tutar 321 bin TL’nin üzerine çıkacak.
Ancak burada çok önemli bir ayrıntı var. “Kişi başına vergi” demek, her vatandaşın devlete yılda 321 bin TL vergi ödeyeceği anlamına gelmez. Vergilerin önemli bir bölümü işletmeler, şirketler ve tüketiciler tarafından farklı kanallardan ödeniyor. Ayrıca KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergiler mal ve hizmet fiyatlarının içinde tahsil edildiğinden, vatandaş bu vergileri çoğu zaman doğrudan değil, yaptığı harcama üzerinden ödüyor.
Vergi gelirleri neden bu kadar artacak?
OVP’nin vergi hedeflerindeki yükselişin birkaç temel nedeni bulunuyor. Bunların başında enflasyon geliyor. Programda 2026 yılı enflasyonu yüzde 28,4, 2027’de yüzde 21, 2028’de yüzde 13,5 ve 2029’da yüzde 9 olarak hedefleniyor. Aynı dönemde ekonomik büyümenin de hızlanması bekleniyor.
Ekonominin nominal olarak büyümesi, ücretlerin, şirket cirolarının ve tüketim harcamalarının artması vergi matrahlarını da genişletebilir. Bunun yanında kayıt dışı ekonomiyle mücadele ve vergi denetimlerinin artırılması da tahsilatı yükseltebilir. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, özellikle büyük şirketlerde vergi denetimlerinin artırıldığını ve denetim oranının üç katına çıktığını açıkladı.
Burada OVP’nin en önemli hedeflerinden biri vergilemede adaletin güçlendirilmesi. Çünkü Türkiye’de vergi tartışmasının merkezinde yalnızca “ne kadar vergi toplanacağı” değil, “vergiyi kimlerin ödediği” sorusu bulunuyor.
2025 yılında 11,05 trilyon TL civarındaki vergi tahsilatının içinde gelir vergisinin yaklaşık 2,81 trilyon TL’lik önemli bir paya ulaşması da dikkat çekiyor. Gelir vergisinin büyük bölümünün ücretlerden stopaj yoluyla tahsil edilmesi, çalışan kesimin vergi sistemindeki ağırlığını artırıyor.
Vatandaş açısından asıl mesele
Yeni OVP’deki rakamlar, devletin önümüzdeki yıllarda çok daha yüksek miktarda vergi toplamaya ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Fakat vatandaş açısından başarı ölçüsü yalnızca vergi gelirlerinin artması olmamalı. Vergi gelirleri artarken vatandaşın satın alma gücü de yükseliyorsa, kamu hizmetlerinin kalitesi iyileşiyorsa ve vergi yükü toplum kesimleri arasında daha dengeli dağılıyorsa olumlu bir tablo ortaya çıkar.
Aksi durumda yüksek enflasyon nedeniyle fiyatlar yükselir, vatandaş daha fazla KDV ve ÖTV öder, ücretler nominal olarak artsa bile reel gelir geriler ve vergi gelirlerindeki artış toplum tarafından “refah artışı” olarak hissedilmez.
Sonuç olarak 6 Eylül 2026 OVP’si, Türkiye’nin önümüzdeki üç yılda daha büyük bir vergi tabanı ve daha yüksek kamu geliri hedeflediğini ortaya koyuyor. 2026’da 14,6 trilyon TL olarak beklenen vergi gelirinin 2029’da 27,7 trilyon TL’ye çıkarılması çok büyük bir nominal artış anlamına geliyor. Fakat asıl sınav, bu gelirin nasıl toplandığı ve nereye harcandığı olacak.
Vatandaşın beklentisi açıktır: Daha fazla vergi değil, daha adil vergi. Daha yüksek tahsilat değil, daha güçlü satın alma gücü. Vergi gelirlerinin artması elbette devletin mali kapasitesini güçlendirebilir; ancak bunun toplumsal refaha dönüşebilmesi için kayıt dışılığın azaltılması, vergi tabanının genişletilmesi, ücretlilerin üzerindeki yükün dengelenmesi ve kamu kaynaklarının etkin kullanılması gerekiyor.
OVP’nin önümüzdeki üç yılı açısından en kritik soru da bu olacak: Türkiye daha fazla vergi toplayabilecek mi değil, topladığı vergiyi daha adil ve daha verimli bir ekonomik düzene dönüştürebilecek mi?
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar