Yabancı Yarırımcının Türkiye Piyasalarına İlgisi Sürüyor

Ekonomist yazar
Not: Bu yazı, yazarın kişisel görüş ve değerlendirmelerini içermektedir.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 7 Ağustos 2026 tarihli Menkul Kıymet İstatistikleri, yabancı yatırımcıların Türkiye finansal piyasalarındaki hareketliliğinin devam ettiğini ortaya koydu. Veriler, özellikle Devlet İç Borçlanma Senetleri’ne (DİBS) yönelik güçlü talebin sürdüğünü gösterirken, hisse senedi tarafında ise daha sınırlı bir hareket yaşandığına işaret ediyor.

TCMB verilerine göre 7 Ağustos haftasında yurt dışında yerleşik yatırımcıların Türkiye’deki menkul kıymet portföyünde, piyasa fiyatı ve kur hareketlerinden arındırılmış olarak 568,6 milyon dolarlık net artış gerçekleşti. Bir önceki hafta 278,1 milyon dolarlık net çıkış yaşanmış olması dikkate alındığında, yabancı yatırımcıların yeniden alım yönünde pozisyon aldığı görülüyor.

Bu hareketin en önemli kaynağı DİBS piyasası oldu. Yabancı yatırımcılar 7 Ağustos haftasında kesin alım yöntemiyle 545,8 milyon dolarlık DİBS alımı gerçekleştirdi. Bir önceki hafta bu rakam 164 milyon dolar seviyesindeydi. Böylece tahvil piyasasında yabancı ilgisinin belirgin biçimde güçlendiği görüldü.

Hisse senedi tarafında ise hareket oldukça sınırlı kaldı. Yabancı yatırımcıların hisse senetlerindeki net işlemi 1,5 milyon dolar alış olarak gerçekleşti. Önceki hafta 185,9 milyon dolarlık satış yapılmıştı. Bu tablo, yabancıların hisse senetlerinde satış baskısını azaltırken henüz güçlü ve belirgin bir alım dalgasına geçmediğini gösteriyor.

7 Ağustos itibarıyla yabancı yatırımcıların Türkiye’deki toplam menkul kıymet stoku da yükseldi. Yurt dışı yerleşiklerin portföyündeki hisse senedi ve borçlanma senetlerinin toplam piyasa değeri 152,3 milyar dolar oldu. Bu tutar 31 Temmuz’da 150 milyar dolar seviyesindeydi. Yurt içi piyasalardaki toplam portföy büyüklüğü ise 63,3 milyar dolara ulaştı. Bunun 40,8 milyar dolarlık bölümünü hisse senetleri, 18,5 milyar dolarlık bölümünü ise kesin alım yöntemiyle tutulan DİBS oluşturdu.

Burada dikkat çeken nokta, yabancı yatırımcının tercihlerinde tahvil piyasasının ağırlığının artmasıdır. Bunun temelinde Türkiye’deki faiz ve getiri seviyelerinin uluslararası yatırımcı açısından cazibesini koruması bulunuyor. Yüksek faiz ortamı, özellikle gelişmekte olan ülke piyasalarında kısa ve orta vadeli getiri arayan fonlar açısından tahvil piyasasını önemli bir yatırım alanı haline getiriyor.

DİBS tarafındaki yabancı alımlarının güçlenmesi Türkiye açısından yalnızca finans piyasaları bakımından değil, kamu finansmanı açısından da önem taşıyor. Yabancı yatırımcıların devlet tahvillerine yönelmesi, iç borçlanma piyasasına dış kaynak girişini destekleyebilir. Bu durum, piyasa derinliğinin artmasına ve finansal koşulların daha istikrarlı hale gelmesine katkı sağlayabilir. Ancak yabancı sermayenin hareketli ve hızlı yön değiştirebilen bir yapıya sahip olduğu da unutulmamalı.

Menkul kıymet istatistikleri aynı zamanda Türkiye ekonomisine yönelik uluslararası yatırımcı algısının önemli göstergelerinden biri. Yabancıların özellikle tahvil piyasasında alım yapması, Türkiye’nin finansal varlıklarına yönelik ilginin sürdüğünü gösteriyor. Bunun kalıcı hale gelmesi ise enflasyonun gerilemesi, para politikasında öngörülebilirliğin güçlenmesi ve makroekonomik dengelerin iyileşmesine bağlı olacak.

Öte yandan Türkiye’de yatırımcı tabanının yalnızca yabancılardan oluşmadığını da belirtmek gerekiyor. Yerli yatırımcıların tasarruf tercihleri, mevduat ve yatırım fonlarının büyüklüğü, hisse senedi piyasasına olan ilgi ve tahvil piyasasındaki gelişmeler finansal piyasaların genel görünümünü belirliyor. Dolayısıyla yabancı girişlerinin yanında yerli tasarrufların sermaye piyasalarına daha fazla yönelmesi de ekonomik büyüme açısından büyük önem taşıyor.

Sonuç olarak 7 Ağustos 2026 tarihli veriler, yabancı yatırımcıların Türkiye piyasalarından tamamen uzaklaşmadığını, aksine özellikle tahvil piyasasında yeniden güçlü bir ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor. 568,6 milyon dolarlık net portföy artışı ve 545,8 milyon dolarlık DİBS alımı, yabancı yatırımcının Türkiye’de yüksek getirili TL varlıklarına yönelik ilgisinin sürdüğünü gösteren önemli işaretler. Önümüzdeki dönemde enflasyonun seyri, faiz politikası, kur hareketleri ve küresel risk iştahı, bu sermaye girişlerinin devam edip etmeyeceğini belirleyecek.

Kaynak: TCMB

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

Zaferozcivan59@gmail.com

 

Yayınlama: 14.08.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.