Trafikte Yeni Araç Heyecanı Azaldı,İkinci El Hareketliliği Sürüyor

Ekonomist yazar
Not: Bu yazı, yazarın kişisel görüş ve değerlendirmelerini içermektedir.

Türkiye’de motorlu kara taşıtları piyasasında temmuz ayı verileri, vatandaşın araç alma isteğinin tamamen ortadan kalkmadığını ancak yüksek fiyatlar ve ekonomik şartların yeni araç talebini ciddi biçimde etkilediğini gösteriyor.

Temmuz ayında 207 bin 508 taşıt trafiğe kaydedildi. Bu rakam bir önceki aya göre yüzde 6,6 artış anlamına geliyor. Ancak geçen yılın aynı ayına göre tablo farklı. Temmuz ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yıllık bazda yüzde 19,4 azaldı.

Burada dikkat çeken nokta şu: Aylık olarak bir hareketlenme var ama yıllık karşılaştırmada ciddi bir gerileme görülüyor. Bu da vatandaşın araç ihtiyacını tamamen ertelemediğini, fakat yeni araç satın alma kararını daha dikkatli verdiğini ortaya koyuyor.

Temmuz ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 48,1’ini motosiklet oluşturdu. Otomobilin payı ise yüzde 38 oldu. Kamyonet yüzde 9,4, kamyon yüzde 1,9, traktör yüzde 1,6, minibüs yüzde 0,6, otobüs yüzde 0,3 ve özel amaçlı taşıtlar yüzde 0,1 pay aldı.

Özellikle motosikletin yüksek payı dikkat çekiyor. Çünkü motosiklet artık sadece bireysel ulaşım aracı değil. Kurye hizmetlerinden küçük işletmelere, şehir içi ulaşımdan yakıt tasarrufuna kadar geniş bir kullanım alanı bulunuyor. Otomobil fiyatlarının yüksekliği de bazı vatandaşları motosiklete yönlendiriyor.

OTOMOBİLDE VATANDAŞIN TERCİHİ DEĞİŞİYOR

Temmuz ayında 78 bin 761 otomobilin trafiğe kaydı yapıldı.

Yeni otomobil tercihlerinde Renault yüzde 11,2 ile ilk sırada yer aldı. Fiat yüzde 8,3, TOGG yüzde 8,2, Hyundai yüzde 8, Volkswagen yüzde 7,9 ve Toyota yüzde 6,8 oranında pay aldı.

TOGG’un yüzde 8,2’lik paya ulaşması da ayrıca dikkat çekici. Elektrikli ve hibrit araçlara olan ilginin artık Türkiye’de kalıcı bir tüketici eğilimine dönüşmeye başladığını söylemek mümkün.

Ocak-Temmuz döneminde trafiğe kaydı yapılan 534 bin 811 otomobilin yüzde 41’i benzinli, yüzde 31,8’i hibrit, yüzde 18’i elektrikli, yüzde 8,1’i dizel ve yüzde 1,1’i LPG’li oldu.

Bu rakamlar bize otomobil piyasasında önemli bir değişimin yaşandığını gösteriyor. Eskiden dizel ve benzinli araçlar piyasaya hâkimken, bugün hibrit ve elektrikli otomobillerin payı hızla yükseliyor.

Ancak burada başka bir gerçek daha var. Elektrikli ve hibrit araçların yaygınlaşması yalnızca tüketici tercihiyle açıklanamaz. Yakıt fiyatları, bakım maliyetleri, vergi düzenlemeleri, şarj altyapısı ve araç fiyatları da vatandaşın kararını doğrudan etkiliyor.

İKİNCİ EL PİYASASI DAHA HAREKETLİ

Temmuz ayında 907 bin 846 taşıtın devri yapıldı. Yani el değiştiren araç sayısı, yeni trafiğe kaydı yapılan araçların oldukça üzerinde gerçekleşti.

Devir işlemlerinin yüzde 64,8’ini otomobiller oluşturdu. Kamyonet yüzde 14,2, motosiklet yüzde 13,7 pay aldı.

Bu tablo aslında vatandaşın ekonomik şartlara verdiği cevabı da gösteriyor.

Yeni otomobil fiyatları yüksek olduğu zaman tüketici doğal olarak ikinci ele yöneliyor. Bütçesine uygun, daha düşük fiyatlı ve ulaşılabilir araç arıyor. Dolayısıyla ikinci el piyasası, ekonomik şartların vatandaş üzerindeki etkisini anlamak açısından önemli bir gösterge haline geliyor.

YILIN İLK YEDİ AYINDA GERİLEME VAR

Ocak-Temmuz döneminde trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,1 azalarak 1 milyon 170 bin 247 oldu.

Buna karşılık trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 21,2 artarak 35 bin 336’ya çıktı.

Böylece yılın ilk yedi ayında trafikteki toplam taşıt sayısı 1 milyon 134 bin 911 adet arttı.

Temmuz sonu itibarıyla Türkiye’de trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı 34 milyon 746 bin 396 oldu.

Bu rakam, Türkiye’nin artık çok büyük bir araç parkına sahip olduğunu gösteriyor. Fakat araç sayısındaki artış, vatandaşın araç sahibi olmasının kolaylaştığı anlamına gelmiyor. Tam tersine, araç fiyatlarının, kredi maliyetlerinin, sigorta ve bakım giderlerinin yükselmesi otomobil sahibi olmayı ciddi bir bütçe meselesine dönüştürüyor.

GRİ OTOMOBİLİN ZİRVESİ SÜRÜYOR

Vatandaşın otomobil tercihinde renk konusunda da ilginç bir tablo var.

Ocak-Temmuz döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 41,6’sı gri renkte. Griyi yüzde 25,7 ile beyaz, yüzde 11,9 ile siyah ve yüzde 9,9 ile mavi takip ediyor.

Yani yeni otomobil alan vatandaşın önemli bölümü gösterişli renklerden ziyade daha klasik ve ikinci elde satılması kolay renkleri tercih ediyor.

Bu da otomobilin artık sadece bir ulaşım aracı olarak görülmediğini, aynı zamanda ekonomik bir değer olarak değerlendirildiğini gösteriyor.

ASIL SORU: VATANDAŞ NEDEN DAHA AZ YENİ ARAÇ ALIYOR?

Temmuz verilerinin bize söylediği en önemli şey şu:

Vatandaşın otomobile ihtiyacı devam ediyor ama satın alma gücü eskisi kadar güçlü değil.

Bir tarafta yüksek araç fiyatları, diğer tarafta kredi maliyetleri, sigorta, kasko, bakım, akaryakıt ve vergi giderleri bulunuyor. Bütün bunlar toplandığında otomobil almak, sadece aracın satış fiyatını karşılamak anlamına gelmiyor.

Vatandaş artık “Bu arabayı alabilir miyim?” sorusundan önce “Bu arabaya sahip olduktan sonra masraflarını karşılayabilir miyim?” diye düşünüyor.

Bu nedenle ikinci el araç piyasasının önemi artıyor. Motosikletin yükselişi de aynı ekonomik gerçeğin başka bir yansıması.

Sonuç olarak Temmuz 2026 motorlu kara taşıtları verileri bize Türkiye’de otomobil ve taşıt talebinin tamamen kaybolmadığını, ancak daha hesaplı, daha ekonomik ve daha ulaşılabilir araçlara doğru bir yöneliş olduğunu gösteriyor.

Türkiye’de araç sayısı artmaya devam ediyor. Fakat bundan sonra asıl mesele sadece kaç aracın trafiğe çıktığı olmayacak. Vatandaşın bu araçları hangi gelirle, hangi kredi şartlarıyla ve hangi toplam maliyetle satın alabildiği daha önemli hale gelecek.

Çünkü otomobil artık birçok aile için sıradan bir tüketim ürünü olmaktan çıktı; ciddi bir ekonomik karar haline geldi.

Kaynak: TÜİK

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

Zaferozcivan59@gmail.com

 

Yayınlama: 18.08.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.